Koleksiyon'dan Ofisleri Yeniden Düşünmeye Davet Eden Tasarımlar: Cap & Borges
Standart çalışma alanlarının sıradan düzenlemeleri genelde birbirine benzer, masalar ile dolapların yerleşimi birbirini tekrar eder. Koleksiyon ise Borges serisiyle her projenin kendine has bir biçimde geliştirebileceği bir ‘açık’ yapı imkanı sunan tasarım anlayışı ile ofisleri tekdüzelikten kurtarıyor. Mimar ve planlamacılara kendi referans noktalarını ya da ölçeklerini yaratmak için tasarım sisteminin ögeleri ile oynama imkanı veriyor. Böylece başka projelerde tekrar edilemeyecek özgün sistemlerin ve mekan düzenlemelerinin oluşmasını sağlıyor.
Tekdüze ve hareketsiz ofis masalarına karşın, Studio Kairos tasarımı olan Borges özgün düzen ve sonsuz olasılıklar sunmasıyla öne çıkıyor. Merkezinde bulunan raf aksı tasarımının omurgasını oluşturuyor. Bu merkezi eksen üzerinde çalışma tablaları, çeşitli büyüklük ve formlarla çalışma masalarından, toplantı masaları kadar uzanabiliyor. Bu merkez omurga ofislerde gerekecek teknolojik çözümlere, kablolara bir yuva olma özelliğini de taşıyor. Aynı aks üzerinde serinin yeni tasarımlarından ‘Cap’e yer verilerek bireysel çalışma alanları yaratılabiliyor. Aks üzerine dahil edilebilen tüm bu unsurlar herhangi bir araca ihtiyaç duyulmadan istendiğinde değiştirilebiliyor.
Studio Kairos tarafından açık bir alanda bireysel mekanlar oluşturma güdüsüyle tasarlanan Cap, karışık ofis düzeninde kimseye ait olmadığı gibi herkesin kullanımına açık bir buluşma noktası olarak düşünülüyor. Açık planlanmış ofislerde kalabalığın içinde bir liman sağlayacak dingin bir çalışma ünitesi olan Cap, özel tekstil kaplamasıyla ortam sesinin içeriye girmesini engellerken görüş açısındaki kurguyla odaklanmayı da pekiştiriyor. Üniteye entegre ışık da verimli çalışma için gerekecek doğru aydınlatma değerlerini sağlıyor.