Bir köprü hikayesi: Bridge Koleksiyonu
Milano'daki Aksu/Suardi stüdyosunda başarılı tasarımlara imza atan tasarımcı Sezgin Aksu, 'Bridge' koleksiyonu ile, bir köprünün bağlayıcılığından yola çıkarak, karşılıklı etkileşimi, birbirine yönlenen iletişim üretkenliğini ve bilgi paylaşımını şeffaflaştıran özgün bir tasarım çizgisi ve tarz ortaya çıkardı.
Üretkenliğin yansıması olarak her geçen gün önem kazanan ofis dekorasyonları, ister yönetim alanlarında ister ortak çalışma gruplarında bir tasarım felsefesi ve ince bir zevkin dışa vurumu olmalıdır. Teknolojinin gelişimi ile birlikte, modern çalışma hayatının şekillenmesine paralel olarak kişisel zevklerin ve tarzların oluştuğu günümüz çalışma hayatında, mekansal zevklere üretkenlik, motivasyon ve iletişim hakim oluyor. Addo Furniture'un yeni koleksiyonu Sezgin Aksu imzasını taşıyan 'Bridge', bu anlayışın temel taşlarını oluşturuyor.
Tasarım felsefesinin hayatın her alanına yansıdığı Milano'da başarılı tasarımlara imza atan tasarımcı Sezgin Aksu, "Fonksiyonellik ve estetik, özgün tasarımlar ile buluştuğunda zamanın büyük bölümünü geçirdiğimiz ofis ortamları keyifli birer çalışma alanına dönüşür" diyerek Bridge koleksiyonunun tasarım sürecini anlatıyor. "Tasarladığım ürünlerin hem tasarımcı için hem de marka icin her zaman uzun yaşamasını isterim. Ürünlerin önce fonksiyonel tarafını düşünür, sonra ona uygun form vermeye çalışırım. Addo Furniture için de, markanın parçası olarak kendini ifade edebilecek, kimliği olan bir koleksiyon tasarlamak istedim. Bir masa düşünecek olursak; masada insanlar oturur, yemek yenir, dertleşilir, konuşulur, çalışılır... Kısacası bir masanın üstünden birçok duygu ve paylaşım geçer. Tıpkı bir köprü gibi. Bridge koleksiyonunda da bunu hayal ederek köprülerde olduğu gibi değişik bir ayak tasarladık. Sert, keskin bir masayı taşıyan yumuşak çizgili alüminyum ayak... Ayakta kullanılan renk ve bitiş, masanın nerede kullanılacağına göre değişebiliyor. Soft line tasarım ve klasik formu olduğu için, uzun yıllar pazarda şansı olan bir koleksiyon yarattık... "