İhracatın öncü birliği 75 yıllık serüvenini kitaplaştırdı
Türkiye’nin en eski ihracatçı birliklerinden biri olan İstanbul Hububat Bakliyat ve Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği, 75 yıllık ihracat öyküsünü kitaplaştırdı. ‘İhracatın öncü birliği’ adıyla yayınlanan ve 7 bölümden oluşan kitapta Osmanlı Döneminden başlayarak günümüze kadar süren ihracat serüveni anlatılıyor. Kitap, İhracatımızın Tarihi, İthal İkamecilik Dönemi, Liberal Çağ, İhracatın Yıldızları, Fuarlarla Dünya Turu, Çikolata, Bisküvi ve Şekerin Hikayesi bölümlerinden oluşuyor. Editörlüğünü Sadi Özdemir ve Kenan Kaffar’ın yaptığı, 175 sayfadan oluşan kitap, Türkiye’nin en eski ikinci ihracatçı birliği olan İstanbul Hububat Bakliyat ve Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği ve ihracatçılar için önemli bir belge niteliği taşıyor.
İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin Başkanı Zekeriya Mete, 1940 yılında kurulan birliğin 75 yıldır ülkemiz ihracatının baş aktöleri arasında yer aldığını söyledi. Kitap ile tarihe ışık tutup, ihracata emek vermiş aktörlere teşekkür etmek istediklerini aktaran Zekeriya Mete şunları söyledi: “Asıl kahramanlar, Birliğimiz ve ona bağlı ihracat yapan şirketlerimiz. 16 yıl önce katıldığımız ilk fuarda sadece 12 şirkettik. 150 metrekarelik standımız vardı. İhracatımız ise 150 milyon dolardı. Bugün 100’lerce şirketimiz fuarlara katılıyor. İhracatımız 2 milyar dolara yaklaştı. 1940 yılında kurulan birliğimiz bugün 300’e yakın üyesi ile Türkiye’nin en önemli ihracatçılarını bünyesinde barındırıyor. Yükselen bir grafik çizen sektör gerek üretim gerekse ihracat bağlamında ülke ekonomisinin dinamolarından biri oldu. Sektör, 200 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor ve geniş bir pazar yelpazesine sahip. 75 yıllık bilgi birikim ile dünyayı keşfetmeye ve ihracatımızı artırmaya devam edeceğiz.” Biz birlikte her türlü sorunun üstesinden geleceğimiz gibi, diğer birliklerden de bizi en önemli ayrıştıran farkımızı öne çıkarmış olacağız. Hem Türk ekonomisi hem de Türk ihracatçısına katkı yapmaya devam edeceğiz. 75’inci yılımızı kutluyor olmak bize gurur veriyor. Ne kadar köklü ve büyük bir yapıya sahip olduğumuzu bir kez daha göstermiş oluyoruz. Nasıl bugüne kadar sektörün sorunlarını çözmek ve ihracatımızı arttırmak için mücadele verdiysek bundan sonrada aynı mücadeleyi aynı kararlılıkla vereceğiz. Türk ihracatçılarının yeni pazarlar keşfetmesine her zaman olduğu gibi en iyi desteği vereceğiz. Yeni pazarlar hem bizim ihracatımızı arttıracak hem de Türk ekonomisine katkı yapacak. Biz 150 milyon dolar ihracat rakamlarından 2 milyar dolara yaklaştık. Bunlar bir günde olan şeyler değildir. 75 yıllık bilgi birikimi alın teri ve dünyayı keşfetme aşkımız her zaman devam edecek. Birliğin başkanları her zaman iddialı isimlerden oluştu. Örneğin1966’dan, 1974’e dek başkanlığını yapan Mümtaz Rek, 1948’dedüzenlenen İkinci İktisat Kongresi’nin Dış Ticaret Komisyonu Üyesiydi. Bu kongre, cumhuriyetin kuruluşundan itibaren uygulanan ekonomi politikalarındaki ilk radikal değişimlerin konuşulduğu ve karara bağlandığı kongre olmuştur ve bu yönü ile İzmir İktisat Kongresi’n den sonraki en önemli İktisat Kongresi niteliğini taşır.1980’e kadar başkan olan Hilmi Gürgan ise 1960 askeri darbesinin ardından 11 Haziran 1960’ta TOBB Başkanı olmuş ve bu görevi aynı yılın 5 Ağustos’unda bırakmış bir isim olarak da tarihe geçmiştir. Gürgan’ın Askeri Darbe döneminde TOBB Başkanlığı yapması görevin zorluğunu asla hafifletmez. Çünkü kendisinden sonraki TOBB Başkanı yine aynı dönemde merhum duayen sanayici Vehbi Koç’tur. 1981’de ise 15 yıl Migros genel müdürlüğü yapan Uğur Çatbaş Birliği yönetti. Vaizoğulları Kolektif adına Muammer Şahin, 1981-1995 ve 1997-1999’da olmak üzere iki kez başkanlık yaptı ki, kendisi 27 yıl boyunca İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyeliği ve komite başkanlığı yapmış çok deneyimli bir isimdir.1999-2008 arasında Birliği yöneten Metin Altuğ ise Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanlığı’na iki kez aday olmuş ve medeni cesareti ile TİM içindeki muhalefeti güçlendirmiş rakiplerine ter attırmış bir isimdi.
Türkiye’nin ihraç edebildiği temel ürünler Osmanlı’dan beri genellikle tarım ürünleri olabildiği için birliğin kuruluşundan çok önce de Türkiye’nin asıl ihracatçı kahramanları bu birliğin muhtemel üyeleriydi. Cumhuriyet’in sanayileşme mücadelesi devam ederken hep söylenen bir söz vardı: “Artık sadece tarım ürünleri ihraç eden bir ülke olmaktan çıkmalıyız. ”Bizler bu sözü tersinden okursak, “Türkiye’nin her dönem ihracatını ayakta tutan değişmez ürünler sadece tarım ürünleridir ”ki artık İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin üyelerinin büyük çoğunluğu bu sektörde sanayicidir.
KARAR DEFTERLERİ TARİHE AYNA TUTUYOR
İSTANBUL Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği’nin 1966 yılından itibaren aldığı kararlarda dönemin başkanı Mümtaz Rek ve yönetim kurulunun imzası bulunuyor. Şimdi milyarlarca dolarlık ihracata öncülük eden birliğin, o dönemlerde birkaç tonluk ihracat için aldığı kararlar tarihi belge niteliğindeki ‘karar defterlerinde’ yer alıyor. Bu defterler aslında Türkiye’nin ekonomi ve ihracat tarihine de aynatutuyor. İşte bazı ilginç örnekler:
Macaristan'a 126 dolardan 500 ton kuş yemi
Karar defterlerinde tarihler 6 Ocak 1967’yi gösterdiğinde ise birliğin Macaristan’ın istediği 500 tonluk ek kuşyemi kontenjanı hakkında aldığı karar bulunuyor. Alınan kararda, “Ticaret Bakanlığı’nın, Macaristan’a tefrik edilen kuşyemi kontenjanından 27.6.1966 tarihli 12333 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Dış Ticaret İşlerine Dair ihracat (66/6) sirküleriyle satışına müsaade olunan 500 ton kuş yemi ile ilgili evvelce lisansa bağlanmış olup, süresi içinde kullanılmayan lisansın hükümsüz kılınmasıyla boşalan 500 tonluk kontenjanın ihracat yönetmeliğine ek yönetmelik hükümlerine göre tevzi edilmesinin gerekmekte olduğuna dair, (30.12.1966-5/22903) İç ve dış piyasa fiyatlarına göre kuş yemi asgari ihraç fiyatları, dökme tonu 126, çuvallı ise 130 dolar olarak tespit edilmiştir” ifadeleri kullanılmış.
Bir başka kuş yemi talebi de 2 Şubat 1967’de toplanan yönetim kurulu tarafından alınmış. Başkan Mümtaz Rek tarafından toplanan kurulun Doğu Almanya bakiye kuşyemi konusunda yaptığı görüşmede alınan karar ise şöyle: “Doğu Almanya’ya lisansalınması kaydıyla satışına müsaade edilen 3.000 tonluk kuşyemi kontenjanının kullanılmayan kısmından yapılacak satışlarda uygulanmak üzere, emsal işlemler muvacehesinde, ek yönetmelik hükümleri gereğince yapılan görüşmeler sonucunda, iç ve dış piyasa fiyatlarına göre tescil beyannamelerinin tescil mercilerine verileceği en son tarih 14 şubat 1967 saat 17’ye kadar vermeleri gerektiği tespit edilmiştir.”
Bizde stoklar azaldı nohut satamayız
Bu sefer karar defterlerinde tarihler 28 mart 1967’yi gösteriyor. Başkanvekili olarak toplantıya Zekai Ülker başkanlık yapıyor. Mevcut başkan Mümtaz Rek’in seyahat mazereti ile toplantıya katılamadığı bilgisi yer alıyor. Gündem ise Doğu Almanya’ya ek 500 bin tonluk nohut ihracatı. Karar ise yine Doğu Almanya’nın aleyhine çıkıyor. Alınan kararda şu ifadelere yer verilmiş: “1966 yılı üretim, iç tüketim ve ihraç imkanları yönünden keyfiyet incelenmişve 150-200 ton civarında tahmin edilen küçük boy evsafındaki mal mevcudu dışında bir stok bulunmaması sebebiyle, 500 tonluk kontenjan tefriki uygun görülmemiştir.”
Gündem, başarılı ihracatçıyı ödüllendirmek
Karar defterlerinin 31 Ekim 1967 tarihli nüshasında yer alan ‘gündem’ maddesi bu kez çok farklı. Çünkü toplanan yönetim kurulu, ihracatçı tüccarların dış pazarlardaki faaliyetlerinden başarı gösterenlerin takdirname ile ödüllendirilmeleri konusunu görüşmüş. Alınana kararda, “Ticaret Bakanlığı’nın, ihracatçı tüccarımızdan dış pazarlardaki faaliyetlerinde başarı gösterenlerin birer takdirname ile taltif edilmeleri konusu ile ilgili yazıları işe ilişiği ihracatsirkülerinde muvaffakiyet gösteren ve takdirnameye hak kazanan ihracatçılarımızın ve bakanlığa yapılacak tekliflerin ilgili birlik yönetim kurullarınca tetkik ve kararlaştırılmasının gerekli görüldüğüne karar verilmiştir” ifadeleri yer alıyor.
İç pazar büyüdü ihracat azaldı
18 Nisan 1969 yılına gelindiğinde başkanlık koltuğunda yine Mümtaz Rek oturuyor. Gündem maddelerinden biri ise çok dikkat çekici. ‘Bakliyat maddelerinin ihracatının azalış sebepleri’ yönetim kurulunda konuşulmuş. Azalma sebebi ise şu şekilde açıklanmış: “Ticaret Bakanlığı’nın, bakliyat maddeleri ihracatındaki azalmanın nedenleri hakkındaki soruları üzerinde iç tüketimdeki süratli artış ile dış fiyatlarının iç fiyatlarını himaye edecek seviyenin çok aşağısında olmasının başlıca sebeplerden görüldüğüne karar verilmiştir.
Kanada’dan ticaret heyeti geliyor, masrafları kim ödeyecek
26 Haziran 1969 yılına gelindiğinde ise dönemin şartları açıkça gözler önüne seriliyor. Başkanvekili olarak Nusret Tamer’in başkanlığında toplanan yönetim kurulu, Kanada’dan gelecek ticaret heyetinin masraflarını ‘mali’ durum sebebiyle karşılamayacaklarını ifade etmiş. Kararda ise şu ifadeler yer alıyor: “Kanadalı ticaret heyetinin memleketimizi ziyaretinin olumlu karşılandığına, ancak böyle bir ziyaret tertip edildiği takdirde, mali durumumuzunmüsait olmaması sebebiyle birliğimizce bu heyetin bir meblağa baliğ olabileceği düşünülen masraflarına iştirakin mümkün olmayacağına, ihracatçılarımız ticaret odalarına da kayıtlıve aidat ödedikleri, odaların daha geniş mali imkanları bulunduğu cihetle, bu husutaki masrafın odalar birliğince karşılanmasının uygun olacağına karar verilmiştir.”
Avusturya gazetesine ilan vermeye gerek yok
31 Mart 1970 tarihinde gündem maddelerinden biri Avusturya’nın ‘Die Presse’ gazetesinde Türkiye için özel ilave yapılması. Ancak yönetim kurulu bu ilanın gerekli olmadığını düşünüyor. Alınan karar ise karar defterine şu şekilde işlenmiş: “Ticaret Bakanlığı’nın Avusturya’nın ‘Die Presse’ gazetesinde Türkiye için özel ilave neşri konusu ile ilgili yazılarından bilgi alındığına ve birliğimiz çalışma konusu ihraç ürünlerimiz yönünde ilan temininde fayda mülahaza olunmadığına karar verilmiştir.”
Kolera’ya karşı 3 bin lira yardım
22 Şubat 1971’de toplanan yönetim kurulunun bu seferki gündemi ise ‘sosyal sorumluluk.’ Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından, kolera eğitim çalışmaları ve nakdi yardım kampanyası hakkındaki yazılan yazıya toplanan yönetim kurulunun cevabı şu şekilde olmuş: “Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nın yazılarıyla bildirilen, kolera eğitim çalışmaları nakdi yardım kampanyasına, birliklerimizin mali imkanları göz önünde tutularak, her birlikten 600 lira olma üzere cem’an 3.000 lira ödenmek suretiyle iştirak edilmesinin uygun görüldüğünekarar verilmiştir.”
Personele ikinci ikramiye iyi olur
5 Nisan 1971 tarihinde toplanan yönetim kurulunda konuşulan konulardan biri de personel bütçe dahilinde ikinci ikramiyelerinin ödenmesi konusuydu. Yönetim kurulunun aldığı kararda, “Genel Kurullarca personel lehine ikişer maaşları oranında olağanüstü bir sosyal yardımda bulunulmasına dair karar alınmış olması ve gelirlerin müsait durumu dolayısıyla,personelin bütçe dahili ikinci ikramiyelerinin ödenmesine karar verilmişti” ifadeleri kullandı.
Çimento yüzünden küspe ihracatı aksıyor
Tarih 5 Eylül 1972’yi gösterdiğinde İstanbul Hububat, Bakliyat ve Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği’nin en önemli gündem maddelerinden birisi “Tekirdağ limanında küspe yüklemelerinde karşılaşılan zorluklardı.” Dönemin başkanı Mümtaz Rek’in seyahat nedeniyle yer almadığı toplantıyı Başkan vekili Hilmi Gürgan açıyordu. Yaklaşık 44 yıl önce yapılan bu toplantıya katılanlar şu kararı almışlardı: “1968 yılında Tekirdağ limanının ithal edilen gübrelerin tahliyesine tahsis edilmesi nedeniyle, küspe ihracatına ait yüklemelerde karşılaşılan zorluklar dolayısıyla Ulaştırma Bakanlığı’nca Tekirdağ Liman yönetmeliğinde yapılan gerekli düzeltmelerle bu liman iskelesinde daimi olarak bir vapur yeri ihracata tahsis edilmişti. Yapılan görüşmelerde, Tekirdağ liman yönetmeliğindeki sözü edilen değişiklikle bugüne kadar normal şartlar altında küspe ihracatını sağlayan limandan çimento ihracatının başlaması, yüklemelerin aralıksız yapılmakta olması nedeniyle, ihraç sezonunun başladığı bugünlerde küspe yüklemek üzere gelecek vapurların bir bir buçuk ay gibi uzun süre bekleme zorunluluğu zuhuru ve fuzuli starya ödemelerin yapılarca yüklemelerdeki gecikmeler dolayısıyla taahhütlerin zamanında yerine getirilemeyeceği, bu liman yakınındaki küspe depoları da kaldırıldığından uzak mesafelerden nakledilen küspelere ait kara vasıtalarının da dolu halde belirsiz süre beklemeye alınmaları gereği belirtilerek, bu müşküllerin giderilmesi küspe ihracatının sekteye uğramaması için Tekirdağ iskelesinde ihracata tahsis edilen bir vapur yerinin, münavebe ile bir çimento, bir küspe yükleyen gemilere tahsis edilmesi hususunda Ticaret Bakanlığı’ndan Ulaştırma Bakanlığı nezdinde delalet ve yardımlarını rica ederiz kararı verilmiştir.”
Depremzedelere 5 bin lira yardım
26 Mayıs 1971’de toplanan yönetim kurulunun gündem maddelerinden biri şu şekildeydi: “Türk Hava Kuvvetleri’ni Güçlendirme Vakfı ile Burdur ve Bingöl depreminden zarar görenlere yardım konusu.” Söz konusu gündem maddesi hakkında alınan karar ise şu şekilde oldu: “Birliklerimizin mali durum imkânlarına göre, Türk Hava Kuvvetleri’ni Güçlendirme Vakfı’na ve Burdur-Bingöl depremlerinden zarar görenlere, 5.000’er lira olmak üzere bağış ve yardımda bulunulmasının uygun görüldüğüne karar verilmiştir.”
Dolar devalüe edildi bilgimiz olsun
22 Aralık 1971 yılında Ticaret Bakanlığı’nın, Amerikan dolarının devalüe edilmesi konusu ile ilgili acele ve gizli kayıtlı yazıları yönetim kurulu tarafından incelendi. Alınan kararda, “Doların devalüe edilmesi, diğer bazı paraların revalüe edilmesinin günden güne kesinlik kazanmasıdurumu ile ilgili düşünceleri ve uyarıcı yazıları üzerinde verilen izahattan bilgi alındı” ifadeleri kullanılmış.
Wall Street Journal’a reklam verebilirsiniz
Tarih 29 Mart 1973’ü gösterdiğinde İstanbul Hububat, Bakliyat ve Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği, 9 maddelik gündem için toplanmıştı. “Yönetim Kurulu’nda görev bölümü, Ticaret Bakanlığı’nın bilgi yazıları ve küspe gibi konuların” görüleceği toplantının en ilginç gündem maddesi ise ihracatçıların Wall Street Journal gazetesine ilan vermek için bilgilendirilmesiydi. O günkü gündem toplantısında bu konu ile ilgili olarak şöyle deniliyordu: “Ticaret Bakanlığı’nın (17.3.1973), (12.1.1973) yazıları ve Die Press gazetesinin 15 Mart 1973 tarihli yazısı, Wall Street Journal ve Die Presee gazetelerinin, düzenleyecekleri özel sayı için reklam ve ilan verilmesi isteği görüşülerek; keyfiyetin, ilgilenecek üyelerimizin bu gazetelerle doğrudan doğruya müracaatta bulunmaları ilan ve reklam yazıları vermeleri için sirkülerle duyurulmasına karar verilmiştir.”Ankara’da İrtibat Memurluğu gereksiz
Hiimi Gürgan Başkanlığı’nda 12 Mart 1975 yılında toplanan birik üyeleri, “Ticaret Bakanlığı’nın Ankara’da yeni birlik kurulması veya irtibat Memurluğu açılması müracaatı”konusunu görüştü. Bu toplantıda “İrtibat Müdürlüğü” konusunda alınan karar şöyleydi: “Ticaret Bakanlığı’nın yazıları ile, bakanlıklarına vaki müracaatla ilgili, bu bölgedeki ihracatçıların tescil taleplerinin kısa sürede karşılanamayacağı ileri sürülerek yapılan ve Ankara’da yeni birlik kurulması veya İrtibat Memurluğu açılmasına dair olan konunun incelendiğine, Ankara ve havalisinde veya ülkemizin diğer şehirlerinde ihracat faaliyetlerinde bulunan Birliğimiz üyesi firmaların ihracatla ilgili işlemlerine öncelik tanındığı, taleplerindebir noksan bulunmadığı taktirde muamelelerinin günü gününe sonuçlandırılarak süratle kendilerine intikal ettirildiği cihetle bu yönde bir zorluk görülemediğine, ayrıca Ankara’dan yapılması muhtemel ihracatın, böyle bir Birlik hatta İrtibat Memurluğu masraflarını karşılayamayacağı nedeniyle de, olumlu bir görüşe varılamadığına karar verilmiştir.”
Karantina taşınırsa maliyetlerimiz artar
İstanbul Hububat, Bakliyat ve Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği’nin 1980 yılında düzenlenen genel kurul toplantısında gündem Zirai Karantina’ydı. İstanbul Aksaray’da bulunan Zirai Karantina’nın Göztepe’ye taşınma kararına en büyük eleştiri Refik Tavil’den geldi. Tavil, genel kurulda söz alarak, “Zirai Karantina 1 Mart’tan itibaren Göztepe’ye taşınacak. Bu durum ihracatçı için zaman kaybı. Yine maliyetlere olumsuz katkı yapacaktır. Zirai Karantina’nın yine Aksaray’da kalmasını teminin Yönetim Kurulu’nca belirlenecek bir heyetin Ankara’da yetkili makamlar nezdinde girişimde bulunmasını teklif ederim” dedi. Tavil’in bu isteği oybirliği ile kabul edildi.Yine aynı tarihte düzenlenen genel kurulda bu kez sözü Ekrem Bektikhan aldı. Bektikhan, Ticaret Bakanlığı’nın İhracatçı Birlikleri üzerindeki vasiyetinin kaldırılmasını ve bu vesayete rağmen diğer ülkelerdeki benzer kuruluşlarla müşterek bir çalışma yapılmasının yararlı olacağını, birliklerin müşterek bir fon oluşturup düşük faizle kredi veren yabancı kuruluşlarla temasa geçilmesini, ülkemize gelecek yabancı heyetlerle daha sıkı işbirliği oluşturulmasını,ihracatçıların ana malları işleyerek modern ambalajla ihraç etmeye çalışmaları halinde ülkemize daha fazla döviz kazandırılacağını belirtmiştir.
Cezayir’e kredili irmik için onay çıkmadı
Tarihler 7 Eylül 1981 gösterdiğinde başkanlık koltuğunda artık Muammer Şahin oturuyor. Söz konusu tarihte gündem maddelerinden biri şöyle: “Üyemiz bir firmanın irmik tescil talebi.” Konu hakkında karar ise şöyle: “Üyemiz bir firmanın kredili olarak Cezayir’e 351 dolar/ton fiyatla 1981 ürünü 1600 ton irmik tescil talebi ile ilgili yapılan görüşme ve inceleme neticesinde iç ve dış piyasa fiyatları dikkate alınarak talebin is’afına imkan görülmediğine karar verilmiştir.”
Altın madalya veririz ama biraz aidat ödesinler
8 Şubat 1982 yılına gelindiğinde 5 milyon dolardan fazla ihracat yapan şirketlerin ödüllendirilmesi konusu yönetim kurulunca görüşülmüş. Alınan kararda ödül alacak firmalar da açıklanmış. Karar ise şöyle: “1981 yılı başarılı ihracatçılarına verilecek madalya ve berat almak amacıyla birliğimize başvuruda bulunan birliğimiz ihracatçıları arasında yapılan değerlendirme sonucu, 5 milyon doların üstünde döviz girdisi sağlayan aşağıdaki üyelerimizin altın madalya ile ödüllendirilmesine, Özdoyuran Un, Transtürk Eksport, Goldtat, Roberto Kapeluto, Batı Pazarlama.. Roberto Kapeluto firmasının ihracatını Mersin İhracatçı Birlikleri’nden tescilli olarak yapmış olması dikkate alınarak 5 milyon dolar üzerindeki hububat bakliyat ihracatı için birliğimize %00.5 nisbetinde bir nisbi aidat ödemesi şartıyla altın madalyaya hak kazanmasının uygun olacağına karar verilmiştir.”
Çalışanlara bayram hediyesi birer maaş ikramiye
29 Eylül 1981 tarihinde geçmişte olduğu gibi yine personele yardım gündemde. Muammer Şahin başkanlığında toplanan yönetim kurulunun aldığı karar ise şöyle: “İşlerini başarı ile ve üstün gayret göstererek yürütmekte olan personelimize bayram hediyesi olarak ve günün hayat şatları muvacehesinde karşılaştıkları maddi güçlüklerin giderilmesini teminen halen çalışmakta olan birliğimiz tüm personeline 1981 yılı birlik gelirinden birer maaş nisbetinde yardımda bulunulması, kararlaştırılmıştır.
Bavul ticareti gündeme giriyor
Bavul ticaretiyle ilgili olarak üreticilerin şikayetlerini dinleyen Türkiye İhracatçılar Meclisi bu konuda atılması gereken adımları tartışmak için birliklerin yönetim kurulu üyelerini davet ettiği bir toplantı organize etti. 1982’de İstanbul Hububat, Bakliyat ve Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği’ni temsilen ise Yönetim Kurulu Üyesi Baykal Güner toplantıya katıldı. Toplantının gündeminde ise şu maddeler vardı: “Turistlerin bedelsiz İhracat tebliği kapsamında herhangi bir miktar ve değer kısıtlamasına tabi olmaksızın ülkemizden satın aldıkları malları beraberinde ülkelerine götürmeleri biçiminde tanımlanan ve bavul ticareti olarak adlandırılan satışların, belgeleri ticarete dönüştürülerek ihracat kapsamında değerlendirilmesi ve ilgili sektörleri ve alıcıları mağdur etmeyecek şekilde, dahilde işleme rejimi çerçevesinde ihracat taahhüdüne sayılması ve konularında yapılacak düzenlemelere esas olmak üzere görüş oluşturulmasını teminin düzenlenecek toplantıda önemli kararlar alınacaktır.”
Singapura ilk ihracat nohut
Yine aynı tarihte bir başka altın madalya konusu da o zamana kadar ihracat yapılmayan yerlere ihracat gerçekleştiren firmaların ödüllendirilmesiyle ilgili olarak gündeme geldi. Burada da ödülün sahibinin Roberto Kapeluto olacağı kararlaştırılıyor. Kararda, “Şimdiye kadar hiç ihracat yapılmamış veya son 5 yıl içinde ihracat gerçekleştirilmeyen bir pazara ihracat yapan firmalar grubunda ise, 1981 yılı içinde Singapur’a gerçekleştirdiği 49.518 dolarlık nohut ihracatı nedeniyle Roberto Kapeluto firmasının altın madalya ile ödüllendirilmesine karar verilmiştir” ifadeleri kullanılmış.
Birlikten, hükümete 5 maddelik istek listesi
Tarih 24 Temmuz 1995’i gösterdiğinde ise bürokrasi, döviz kurları ve üretim artışı Yönetim Kurulu Toplantısı’nın en önemli gündem maddeleriydi. Levent Kıymaz Başkanlığı’nda toplanan İstanbul Hububat, Bakliyat ve Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği, 5 önemli karara imza attı. Bu kararlar şöyleydi:
1- Bürokrasinin azaltılması
2- Döviz kurlarında gerçek uygulama
3- Geçici ithalatın gümrük kapılarında yapılabilme imkanı
4- Yıllık kontratlarla iş yapabilme imkanları için Batı normlarında uygulama yapılması
5- İthal yolu ile üretim artışı rüyasından vazgeçilmesi.
Gündemde kırmızı mercimek var
25 Mayıs 1995 yılında İstanbul Hububat, Bakliyat ve Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği’nin gündeminde “kırmızı mercimek” vardı. Bu toplantıda kırmızı mercimek ile ilgili alınan karar şöyleydi: “Güneydoğu tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nce yüksek fiyat politikası ile kırmızımercimek alımları yapılacağı, geçen yıl kırmızı mercimek rekoltesi çok düşük bir oranda gerçekleşmiş ve buna bağlı olarak kırmızı mercimek fiyatları devamlı yükselen bir trend izlemiştir. Geçen sene kırmızı mercimek rekoltesinde genelde düşük seviyede kalacağı, 1995 yılında gerek ekim sahalarının genişletilmesi, gerekse verimdeki beklenen yüzde 100’lük artışla rekoltenin geçen yıla nazaran iki katı olarak 600-700 bin ton civarında gerçekleşeceği, bu kadar yüksek bir rekoltenin pazarlanmasında da büyük sorunlarla karşılaşılacağı muhakkaktır. Destekleme alımlarında tespit edilecek yüksek fiyat politikası bu sorunlarınbaşında gelmektedir. Kaldı ki, ABD ve Suriye gibi ülkelerde kırmızı mercimek ihracatında önemli rakiplerimizdir. Dünya konjonktürünün üzerindeki bir fiyatın teşekkülü halinde, elimizdeki mahdut sayıdaki pazarlardan olabileceğimiz gibi kırmızı mercimek mahsulünün tamamının elimizde kalabileceği, kırmızı mercimek tüketiminin tamamına yakın kısmı, ekonomik durumu iyi olmayan ülkeler tarafından tüketilmekte olup, kırmızı mercimek fiyatlarındaki en ufak dalgalanmalar bu ülkelerin tercihlerini doğrudan etkileyerek, ikame mallara yönelmelerine neden olacağı, bütün bu hususlar dikkate alındığında, kırmızı mercimek fiyatlarındaki dalgalanmalar bu ülkelerin tercihlerini doğrudan etkileyerek, ikame mallara yönelmelere neden olacaktır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında kırmızı mercimek iç piyasa fiyatlarının hassasiyetle oluşturulması kaçınılmaz olacağından 1995 yılı piyasa şartları göz önüne alındığında kırmızı mercimek asgari ihracat fiyatlarının FOB 300 $-310 $ seviyelerinde oluştuğu, iç piyasa fiyatlarında ihracatçıya bu satış bağlantısı yapma imkanı tanıyacak bir düzeyde olmasının gerektiği hususlarının Yönetim Kurulumuzca uygun görülmesine ve söz konusu görüşlerin ilgili kurum ve kuruluşlara intikal ettirilmesine karar verilmiştir” ifadeleri kullanılmış.