Rönesans Sağlık Yatırım’ın Japon Sojitz ortaklığı ile hayata geçirdiği Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi;
163 milyar JPY tutarındaki finansal kapanışıyla iş dünyasının en prestijli yayın organlarından Thomson Reuters’ın Project Finance International Awards (PFI- Uluslararası Finans Proje Ödülleri) kapsamında Avrupa’da “Yılın PPP Anlaşması” seçildi.
1917 yılından bu yana yayın hayatını sürdüren uluslararası inşaat sektörü dergisi ENR’ın 8. kez düzenlediği ve toplamda 6 kıtadan 21 farklı ülkede gerçekleştirilen projelerin değerlendirildiği “Küresel En İyi Projeler” yarışmasının “Sağlık Hizmetleri” kategorisinde Merit Ödülü’ne layık görüldü.
Binanın Taban Alanı: 1.000.000 metrekare kapalı inşaat alanı ve 2.682 yatak kapasitesi ile Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, ana hastane binasına yerleştirilen 2.040 sismik izolatörle, “Dünyanın En Büyük Sismik İzolatörlü Binası” unvanına sahiptir. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, dünyanın en ileri teknolojisine sahip deprem izolatörleri sayesinde, yaşanması olası en şiddetli deprem sırasında ve sonrasında bile tüm operasyonel faaliyetlerini, hiç bir aksama olmadan, yerine getirmeye devam edecek şekilde tasarlanmıştır.
Büyük bir metropol olan İstanbul’a yakışan bir proje olmuştur. Pandemi sonrasında hastanelerin önemi daha da artmıştır. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, İstanbul’daki hastane eksikliğinin önemli bir bölümünü karşılamaktadır. Ancak, Avrupa yakasında olduğu gibi bir benzerinin Anadolu yakasında da kurulması gereklidir. Özellikle hasta ve yakınlarının ulaşımı konusunda daha rahat bir lokasyona ulaşmak, İstanbul içindeki trafiği de az da olsa azaltacaktır.
Hastane enine ve boyuna geniş açıklığa sahip, ciddi bir mühendislik yapısıdır. Şayet yapı tek parça halinde inşa edilmiş olsaydı, zemin oturmaları artacak, beton ve demir donatı miktarı artacak, betonarmede çatlaklar oluşacaktı. Dilatasyonlar yaparak, her blokta farklı oturumalar (deplasmanlar) oluşturulmuştur. Böylece yapı hem statik olarak hem de fonksiyonel olarak daha elverişli hale getirilmiştir.
Dilatasyonların bırakılma amacına, ‘’TS 500’ün 6.3.4. Genleşme, Büzülme ve Sünme Etkileri ‘’ başlığı altında, yer verilmiştir. Buna göre, ‘’Sıcaklık değişimleri ve büzülme etkileri göz önünde bulundurularak, uzunlukları fazla olan hiperstatik yapılarda, üst yapıda genleşme derzleri düzenlenmelidir. Dış etkilere açık yapılarda, derz aralıkları 40 m yi aşmamalıdır. Sıcaklık değişimlerine karşı korunmuş ve uçlarında rijit perde bulunmayan çerçeve türü yapılarda, derz aralığı 60 m ye kadar artırılabilir. Zamana bağlı davranışı göz önüne alan hesapların yapılması veya büzülmeyi azaltan özel önlemler alınması koşuluyla, bu sınırlar aşılabilir. Simetrik olmayan sistemlerde ve simetrik olmasına rağmen iki yanında yanal ötelenmeleri önleyen rijit düşey elemanlar bulunan sistemlerde, derzler arasında kalan blok boylarının daha küçük tutulmasına özen gösterilmelidir.’’
Betonarmenin yapımı sırasında iki bloğu ayırmak için ısı yalıtım levhaları yerleştirilmiş idi. Isı yalıtım levhasının üst kısmı dilatasyon (genleşme derzi) genişliğinden biraz daha fazla derinlikte kazınarak çıkarıldı. Bu boşluğa, genişliğinden 3-5 mm daha geniş çapta polietilen fitil yerleştirildi. Astar sürüldü. Daha sonra iki bileşenli, elastik, bitüm-poliüretan esaslı Emülzer HDM PU 2K uygun bir karıştırıcı ile karıştırılır ve derz boşluğuna döküldü.
HDM PU 2K ile dilatasyon su yalıtımı yapıldıktan sonra, dilatasyon boşluğuna, darbeye karşı korumak için, üzerine dilatasyon profili konulmalıdır. Piyasada satışı yapılan alüminyum esaslı, ortası kauçuklu olan dilatasyon profillerinin, genelde su yalıtım özelliği yoktur. Bu nedenle dilatasyon içine su yalıtımı yapılması şarttır.