buildingSMART hakkında bilgi alabilir miyiz? Hangi amaçlarla kurulmuştur ve ne tür küresel çalışmalar yürütmektedir?
buildingSMART International, yapı sektörünün dijital dönüşümünü desteklemek amacıyla kurulmuş, tarafsız ve kâr amacı gütmeyen uluslararası bir organizasyon. Temel misyonunun; yapı sektöründe birlikte çalışabilirliği mümkün kılan açık ve uluslararası veri standartlarını geliştirmek ve yaygınlaştırmak olduğunu söyleyebiliriz. Bu standartlar sayesinde sektör oyuncuları arasında daha verimli, sürdürülebilir ve entegre bir işleyiş sağlanması hedefleniyor.
Küresel ölçekte yapılandırılmış bir organizasyon olan buildingSMART International faaliyetlerini ülke şubeleriyle doğrudan kurumsal üyelikler aracılığıyla yürütüyor. Ülke şubeleri, kendi yerel ekosistemlerinde BIM (Yapı Bilgi Modellemesi) kullanan profesyonelleri ve kurumları bir araya getiriyor. Öte yandan, globaldeki büyük firmalar doğrudan buildingSMART International çatısı altında yer alabiliyor
Bugün itibarıyla Türkiye’nin yanı sıra ABD, Norveç, Almanya, İtalya, Japonya ve Fransa’nın da dahil olduğu toplam 36 ülke buildingSMART yapısında temsil ediliyor. Bu ülkeler, kendi içlerinde dijitalleşme süreçlerini destekleyen yerel çalışmalar yürütüyor, aynı zamanda buildingSMART çatısı altında uluslararası standartların geliştirilmesine katkı sunuyor.
Türkiye olarak biz de buildingSMART ekosisteminde aktif rol alıyor; ülkemizin yapı sektörünü daha rekabetçi, sürdürülebilir ve dijitalleşmiş bir yapıya taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
buildingSMART Türkiye'nin yapısı nasıldır? Hangi kurumlar bu oluşumun içindedir ve ne tür projelere öncülük etmektedir?
Türkiye İMSAD ev sahipliğinde faaliyet gösteren buildingSMART Türkiye’nin değerli çalışmalarıyla; üyelerimizi BIM konusunda sık sık bilgilendirirken, mimarlar, mühendisler, proje yöneticileri, akademisyenler, kamu otoriteleri, meslek odaları ve ilgilenen tüm taraflarla da bilgi alışverişinde ve değerlendirmelerde bulunuyor, iş birliktelikleri geliştiriyoruz.
Bu iş birliktelikleri sonucundan gerçekleşen faaliyetler arasında şunları örnek gösterebiliriz;
- Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ile yapılan iş birliği neticesinde bSTR girişimiyle TSE bünyesinde MTC 177: Yapı Bilgi Modellemesi Ayna Komitesi’nin açılması,
- ISO standartlarının tercümesi ile ilgili TSE ile iş birlikleri,
- T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü ile yürütülen dijital proje teslim çalışmaları,
- İBB Raylı Sistemler Daire Başkanlığı bünyesinde yapılan raylı sistem hatlarının tasarım, yapım ve işletme aşamalarında kullanılacak Raylı Sistemler BIM Teknik Şartnamesi hazırlanması.
buildingSMART International ve buildingSMART Türkiye arasındaki iş birliği nasıl bir yapıdadır? Ortak hedefler nelerdir?
buildingSMART Türkiye; buildingSMART International’ın standartlarının yerel düzeyde uygulanmasını ve Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecini küresel gelişmelerle senkronize bir şekilde ilerletmesini sağlıyor. buildingSMART International tarafından tanınan resmi bir ülke şubesi olarak, uluslararası organizasyonun stratejik hedefleri doğrultusunda yerel faaliyetler yürütüyor ve bu hedeflere katkı sunuyoruz.
Bu iş birliği sayesinde Türkiye, küresel ölçekte geliştirilen IFC, IDS, bSDD gibi açık veri standartlarının ülkemizde anlaşılması, benimsenmesi ve uygulanması süreçlerinde aktif rol oynuyor. Aynı zamanda Türkiye’den elde edilen deneyim ve geri bildirimler, bu standartların daha kapsayıcı ve uygulanabilir hale gelmesi için uluslararası düzeyde değerlendirmeye alınıyor.
Ortak hedeflerimiz arasında, yapı sektöründe birlikte çalışabilirliği artırmak, dijitalleşmeyi yaygınlaştırmak, sürdürülebilirlik odaklı çözümleri desteklemek ve tüm proje paydaşları arasında veri akışını daha şeffaf ve verimli hale getirmek yer alıyor. Ayrıca yapı sektörünün uluslararası pazarlarda daha rekabetçi bir konuma gelmesi için bilgi ve deneyim paylaşımına dayalı bir sinerji oluşturmayı da son derece önemsiyoruz.
buildingSMART Türkiye olarak hem sektör profesyonelleri hem de kamu, akademi ve özel sektör paydaşlarıyla iş birliği içinde, dijital dönüşümde öncü bir rol üstlenmeye devam ediyoruz.
BIM (Yapı Bilgi Modellemesi) nedir? Klasik proje yönetimi anlayışından hangi yönleriyle ayrışıyor?
BIM, en temel tanımı ile birbirinden farklı mimari projelerin tasarımında, inşasında ve sürdürülmesinde görev üstlenenlerin ortak olarak yararlanabileceği 3 boyutlu bir bilgi paylaşım süreci. Bu bağlamda BIM; binaları ve altyapı projelerini planlamak, tasarlamak, inşa etmek, yönetmek ve işletmek amacıyla bir araya gelen tüm paydaşları evrensel ve her zaman güncel bir model etrafında birbirine bağlarken daha verimli iş akışlarının yolunu açıyor. Üreticilerin projelere daha anlamlı, verimli ve etkili katkı sağlamasına yarayan BIM, disiplinler arasında ortak bir “dil” görevi görüyor. Müşteri beklentilerini optimize şekilde karşılarken, olası riskleri en aza indirgiyor. Ürünlerin en güncel halinin tüm özellikleri ile BIM kütüphanelerine yansıtılması, inşaat süreçlerindeki tüm paydaşların bu bilgiye kolayca ve hızla ulaşmasını sağlıyor.
Ürünün 3 boyutlu fiziksel özelliklerini gösteren ve geometrisini tanımlayan ayrıntılı bilgiye ise BIM Nesnesi deniyor. BIM Nesneleri ürünlerin birebir dijital kopyaları ve bu dijital kopyalar geometrik bir objeden daha fazlası. Bu objeler, malzeme ile ilgili bütün teknik özellikleri üzerinde bulunduruyor. Hatta uygulama çözümlerini bile içeriyor.
BIM sayesinde henüz inşaata başlamadan önce, yapım aşamalarından yıkımlarına kadar olan tüm süreçlerde; o binanın enerji tüketimlerini, çevresel etkilerini, karbon ayak izlerini hesaplayabiliyor ve gerekirse tasarımınızı vb. buna göre daha işin başında değiştirebiliyorsunuz. Ayrıca, bir inşaatı klasik yönteme göre daha az hatayla ve daha kısa sürede bitirerek çevreye verebileceğiniz zararı da en aza indirmiş oluyorsunuz.
BIM uygulamalarının Türkiye inşaat sektörü üzerindeki etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz
İnşaat şirketlerimizin yurt dışında yürüttükleri proje sayısı arttıkça, BIM’in yurt içi projelerde kullanılma oranlarının da arttığını söyleyebiliriz. Çünkü bazı ülkeler ihale şartnamelerinde BIM kullanımını zorunlu hale getirdiler. Dolayısıyla BIM’in getirdiği faydayla tanışan yapım şirketleri, büyük ölçekli tüm projelerini BIM ile daha etkin şekilde yönetmeye başladı. BIM uygulamaları yenileme alanında da ciddi avantajlar sunuyor. Mevcut binaların dijital ikizlerini modelleyerek ortaya çıkan kapsamlı iyileştirmeler ve yenileme ihtiyacında, yapı ile ilgili bilgilerin BIM temelli bir süreçle yönetilmesi önemli kolaylıklar sağlıyor. Yapının bakım/onarım geçmişinin saklanması, ileriki dönemlerde binadaki sorunların kolaylıkla giderilmesinde yardımcı oluyor.
BIM kullanılarak yürütülen özellikle büyük ölçekli yapıların inşaatında ya da yenilenmesinde, malzeme seçimi sırasında rakipleri geride bırakmak, pazarda etkin olmak, mevcut payı büyütmek için şirketlerin BIM kütüphanesinde ürünlerinin paylaşılması önemli fırsatlar barındırıyor. BIM kütüphanelerini tasarımcıların ve yapımcıların kolayca ulaşabileceği dijital bir katalog gibi düşünürsek firmalar açısından önemi rahatlıkla anlaşılabilir. Ancak buna rağmen ülkemizde bu kütüphanelerin yeterince kullanıldığını söyleyemeyiz. Bu yüzden Ticaret Bakanlığının 5973 sayılı İhracat Destekleri kapsamına, “BIM Nesnesi Hazırlanması ve Uluslararası Kütüphanelerde Yayınlanması” desteğinin eklenmesinin sektörümüz açısından önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz.
BIM’in bir ülkede gelişmesi için sadece malzeme üreticilerinin değil, tasarımcıların, yapımcıların ve teknik müşavirlerin de bu alandaki kapasitelerinin artırılması büyük önem taşıyor. Bu durumun ön koşulu olarak da bazı yabancı ülkelerde olduğu gibi, kamu projelerinden başlayarak özellikle büyük projelerde BIM kullanımının mecburi olması gerekiyor.
BIM’in etkin kullanımı için ulusal ve uluslararası standartlar ne kadar önemli?
BIM’in en verimli biçimde uygulanabilmesi için standartlara ve geliştirmelere uyum sağlamak büyük önem taşıyor. Tüm dünyada geçerli olan ISO standartlarının BIM ile ilgili olanlarına sürekli yenileri ekleniyor, mevcut olanlar ise güncelleniyor. Bu standartların ülkemizde hiç vakit kaybetmeden Türkçe’ye çevrilmesi ve TSE tarafından yayımlanması gerekiyor. BIM konusunda yetişmiş insan kaynağına olan ihtiyaca istinaden, üniversitelerde ilgili bölümlerin müfredatına BIM konusunun girmesini de şart olarak görüyoruz.
Ayrıca, sektör profesyonellerinin BIM ile ilgili eğitimlere ulaşabilmeleri için her türlü imkân harekete geçirilmeli. Bir diğer noktada da özellikle büyük kamu projeleri yürüten Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Enerji Bakanlığı gibi bakanlıkların, belediyelerin ve kamu kurumlarının BIM mevzuatı oluşturmaları gerekiyor. Son olarak, kamu kurumları ile özel sektör ve STK’lar arasındaki iş birliktelikleri de BIM’in etkin kullanımını sağlayacak faktörler arasında yer alıyor.
İnşaat sektöründe dijitalleşmeye geçiş sürecinde karşılaşılan en büyük zorluklar neler?
BIM’i inşaat sektöründe dijitalleşmenin en güçlü araçlarından biri olarak görüyoruz. BIM’in Türkiye’de daha yaygın hale gelmesi ise büyük ölçüde kamu politikaları ve düzenleyici yönetmeliklerle mümkün olabilir. Özellikle uluslararası ölçekte projeler üstlenen büyük inşaat firmaları, BIM teknolojisine ciddi yatırımlar yapıyor. Ancak, küçük ölçekli ya da sadece yurt içinde faaliyet gösteren paydaşlarımızın BIM konusundaki bilgi ve yetkinlikleri sınırlı kalıyor. Sonuç olarak ise, BIM proje yaşam döngüsüne tam anlamıyla entegre edilmesi zorlaşıyor.
Bu noktada, kamu kurumlarından mühendislik ve danışmanlık şirketlerine, denetim firmalarından tesis yöneticilerine kadar tüm aktörlerin BIM konusunda eğitim alması ve bu bilgi birikimini sahaya taşıması kritik önem taşıyor. Bunun sağlanabilmesi için ihalelerde BIM şartlarının net biçimde tanımlanması ve bir gereklilik haline getirilmesi önemli bir adım olacaktır. Nitekim, altyapı ve raylı sistem projelerinde bu yönde bir başlangıç yapıldı. Temennimiz, sektör genelinde standartlaşmanın sağlanmasıdır.
Genç mühendisler ve mimarlar için BIM becerilerinin önemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Eğitim alanında hangi eksiklikleri görüyorsunuz?
BIM konusunda yetişmiş profesyonellerin eksik olduğunu gözlemliyoruz. Bu sebeple, üniversitelerdeki ilgili bölümlerde bir an önce BIM konusunun müfredata girmesi gerektiğini düşünüyoruz. Öte yandan, meslek odaları ve sivil toplum örgütleri tarafından da BIM’e dair özel çalışma planları, eğitimler geliştirilmesi gerekiyor.
Bu kapsamda buildingSMART Türkiye olarak biz de uluslararası geçerliliği olan buildingSMART PCERT Eğitim Programının ülkemizdeki tek yetkilisiyiz. buildingSMART International tarafından yürütülen buildingSMART Profesyonel Sertifikasyon Programı (PCERT) kapsamında eğitim verecek olan kuruluşların yetkilendirme görevi şubeler tarafından yerine getiriliyor. 2022 sonu itibarıyla yetkilendirilen 4 eğitim kurumuna 2023 yılında bir yenisi daha katıldı. Eğitimler 2023 yılı ocak ayında başladı ve halen devam ediyor. Katılımcılar eğitimin tamamlanması ardından girdikleri online sınavlar sonrası uluslararası geçerliliği olan PCERT sertifikalarını almaya hak kazanıyorlar.
buildingSMART Türkiye olarak önümüzdeki dönemde ne tür projeler ve iş birlikleri planlıyorsunuz?
buildingSMART Türkiye, öncelikle inşaat sektörünün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamayı hedefliyor. Bu kapsamda, çalışma alanlarında düzenleyici ve denetleyici kuralların oluşmasına öncülük ediyor, sektör açısından bilgi merkezi rolünü üstleniyor ve firmaların ortak konularda birlikte gelişimini destekleyecek faaliyetler yürütüyor. buildingSMART Türkiye Çalışma Grubu, 400’ün üzerinde üyesiyle inşaat malzemesi sanayisinin çatı örgütü Türkiye İMSAD’ın ev sahipliğinde, BIM uygulamalarının sektörde yaygınlaşması için 2017’den beri çalışmalar gerçekleştirip toplantılar düzenliyor. Önümüzdeki dönemde de tüm paydaşlarımızın BIM’den en üst düzeyde istifade etmesi için çalışmalarımızı titizlikle sürdüreceğiz. Bu noktada, sektör paydaşlarımız, akademi dünyamız ve kamu kurumlarımızla iş birliktelikleri geliştirmeye devam edeceğiz.
BIM’in önümüzdeki 5-10 yıl içinde sektörde yaratacağı dönüşüm nasıl olacak?
BIM bize en gerçekçi modelleme imkânlarıyla “görerek ve bilerek” ilerleme olanağı sağlıyor. İnşaatları daha kısa sürede daha az hatayla tamamlayabilmek kaynak verimliliği açısından büyük avantajlar sağlıyor. Örneğin; akıllı şehirler, teknolojinin desteğiyle hayatımızı kolaylaştırırken, gezegenimizdeki kaynakların verimli kullanılması temeline dayanıyor. Dolayısıyla BIM burada, sadece bir yapının inşasıyla sınırlı kalmıyor, diğer yapılar ve şehirle ilişki kurulmasına da yardımcı oluyor.
Geleceğe yönelik düşündüğümüzde ise, enerji, kamu hizmetleri ve tüketim malzemelerinin verimli kullanımını artıracağını değerlendiriyoruz. Ek olarak BIM, bakım, denetim, işletme faaliyetleri ve acil tahliye planlaması gibi faaliyetleri çok daha kolay hale getirecek, IoT (nesnelerin interneti) desteği ile yaşam kalitesi yüksek, çevreci, sürdürülebilir şehirlerin oluşturulması gibi kritik noktalarda da önemli faydalar sağlayacak.
Türkiye’nin global dijital inşaat ekosisteminde nasıl bir konuma ulaşmasını hedefliyorsunuz
Tüm dünyada hızla yayılan BIM ile inşaat ve yapı sektörü, hız, verimlilik, sürdürülebilirlik ve artırılmış ekip çalışması avantajlarına kavuşuyor. Dolayısıyla BIM’in önemi hem yurtdışındaki projelerdeki gereksinimler hem de Türkiye’de sektörün evrilmesi doğrultusunda her geçen gün artıyor. Bu noktada, ülkemiz ekonomisinin lokomotifi olan inşaat ekosistemimizin teknolojiyle uyumlu gelişimi büyük önem taşıyor. Türkiye inşaat malzemesi sanayisi, yüksek kalitedeki üretim kapasitesiyle dünyanın ilk 10 ihracatçısı arasında yer alıyor. İnşaat sektörü de ülke ekonomisinden çok daha büyük büyümelere imza atıyor ve yurt dışında çok önemli projeler üstleniyor. BIM konusunda hızlı bir gelişim göstermemiz halinde başta bölgemiz olmak üzere, Türkiye küresel bir çekim merkezi olabilir. Sürdürebilirlik ve dijitalleşme çalışmalarımız, coğrafyamızın sunduğu avantajlar ve yüksek üretim kapasitemiz ile inşaat alanında global oyun kurucu konumuna ulaşmayı hedefliyoruz.