Erhan Özdemir kendinizden bahseder misiniz? Masdaf’ta CEO’luk görevinize
nasıl bir vizyonla başladınız?
ODTÜ Makine Mühendisliği mezunuyum. Mezuniyetimin ardından kariyerimi satış ve pazarlama alanında şekillendirdim. Petrol Ofisi’nde başladığım iş yaşamıma Grundfos, Merkez Yayın Holding ve İngiltere merkezli Tata Steel Europe gibi farklı sektörlerde ve uluslararası yapılarda üst düzey yönetici pozisyonlarında devam ettim. Türkiye’ye döndükten sonra Masdaf, ODE Yalıtım ve Yıldız Demir Çelik’te üst düzey görevler üstlendim. Son olarak ODE Yalıtım’da CCO ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev aldım. 2024 Ekim ayı itibarıyla Masdaf’a CEO olarak döndüm. Aynı zamanda İZODER ve BİTÜDER gibi sektör STK’larında görev aldım; şu anda İMSAD Denetim Kurulu Üyesiyim.
Bugün Masdaf, sadece pompa üreten bir şirket değil, aynı zamanda sürdürülebilir su ve enerji yönetimi konusunda fark yaratan bir teknoloji markası olma yolunda ilerliyor. Bu vizyon doğrultusunda hem organizasyonel yapımızı hem de ürün ve hizmet anlayışımızı çağın ihtiyaçlarına göre yeniden kurguluyor, dijitalleşme, verimlilik ve katma değer odaklı bir dönüşüm sürecini hayata geçiriyoruz. Amacım, Masdaf’ı sektöründe öncü ve aynı zamanda fark yaratan bir oyuncu haline getirmek.
MASDAF kuruluş hikayesini ve bugüne kadar kat ettiği yolu bizimle paylaşır mısınız?
Masdaf, 1977 yılında makine mühendisi Özer Polatoğlu tarafından kuruldu. Bugün itibarıyla Düzce’deki 40 bin metrekarelik ana üretim tesisimiz ve Tuzla’daki 7 bin metrekarelik genel merkezimizle faaliyet gösteriyoruz. Akışkan teknolojileri sektöründe özellikle altyapı, yangın sistemleri ve endüstriyel uygulamalar başta olmak üzere geniş bir ürün yelpazesinde üretim gerçekleştiriyoruz.
MASDAF’ın bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Masdaf olarak, pompa sistemlerinde Türkiye’nin lider markası konumundayız ve sektörde birçok ilke imza atmış bir firmayız. Aynı zamanda global ölçekte de güçlü bir oyuncuyuz. Bugün itibarıyla 100’ün üzerinde ülkeye ihracat yapıyor; dünya çapında bir üretici olarak Türk mühendisliğini uluslararası arenada başarıyla temsil ediyoruz. Tüm bu faaliyetlerimizi, alanında uzman 250 kişilik bir ekiple yürütüyoruz.
Yurt dışı projeleri veya uluslararası yatırım planlarınız var mı?
İhracat tarafındaki operasyonlarımıza ciddi kaynak ayırıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu yatırımları artırarak sürdürmeyi, üretim kapasitemizi büyütmeyi ve faaliyet gösterdiğimiz pazarları çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. İhracatın toplam ciromuzdaki payını yüzde 50 seviyesine çıkarmak istiyoruz.
Türkiye'de pompa sektörünün gelişimini nasıl görüyorsunuz? Gelecekte hangi dinamikler ön planda olacak?
Pompa sektörü, Türkiye’de yalnızca büyümekle kalmıyor; aynı zamanda dönüşüyor. Bu dönüşümün merkezinde ise enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme yer alıyor. Artık sadece suyu bir noktadan diğerine taşımak yetmiyor. Bunu minimum enerjiyle, maksimum verimle ve sistem bütünlüğü içinde yapmak gerekiyor. Bu da sektörü daha akıllı, entegre ve yüksek standartlı çözümlere yönlendiriyor. Gelecekte, verimli sistem tasarımı, kontrol teknolojileri ve uzun vadeli işletme maliyetlerinin düşürülmesine yönelik farkındalık sektörün temel dinamiklerini belirleyecek. Aynı zamanda, düşük kaliteli ve standart dışı ürünlerin oluşturduğu risklere karşı kullanıcılar giderek daha bilinçli hale geliyor. Bu da yerli üreticilere kalite, teknoloji ve hizmet odaklı bir rekabet avantajı sunuyor.
Enerji verimliliği açısından Masdaf ürünlerinin avantajları nelerdir?
Enerji verimliliği, Masdaf olarak ürün geliştirme ve üretim süreçlerimizin merkezinde yer alıyor. Ürünlerimizi geri dönüştürülebilir malzemelerle tasarlıyor, kullanım ömrü sonunda tekrar ekonomiye kazandırılabilir şekilde üretiyoruz. Geliştirdiğimiz pompa sistemleri, enerji verimliliği yüksek ve karbon salımı düşük çözümler sunuyor. Ürünlerimizin tasarımından üretimine, kullanım ömründen geri dönüşüm süreçlerine kadar her adımda çevresel etkiyi azaltmayı hedefliyoruz. Sahip olduğumuz bu yaklaşımla, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın ruhuna uyum sağlamaya çalışıyoruz.
Dünya genelindeki elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 22’si pompalar aracılığıyla gerçekleşiyor. Bu nedenle biz yalnızca ürün bazında değil, sistem verimliliği açısından da enerji tüketimini azaltmaya odaklanıyoruz.
Sürdürülebilirlik alanındaki önceliğimiz, endüstride kullanılan eski ve verimsiz pompa sistemlerinin yüksek verimli sistemlerle değiştirilmesi. Çünkü dünya genelindeki pompaların yüzde 90’ı verimsiz çalışıyor ve bu pompalar sanayide tüketilen enerjinin yüzde 30’undan sorumlu tutuluyor. Eski bir pompa, yeni nesil modellere göre yüzde 40’a kadar daha fazla enerji tüketiyor ve yüzde 20 daha fazla emisyon üretiyor. Bu nedenle, akıllı ve verimli pompa teknolojilerimizle sanayi kuruluşlarının enerji verimliliğini artırmalarına ve karbon emisyonlarını azaltmalarına destek olmayı sürdürüyoruz.
İhracat oranlarınız ve öncelikli pazarlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
İhracat yaptığımız ülke sayısı 100’ü aşmış durumda. Belirli ülkelerde güçlü pazar paylarımız bulunuyor. Orta Doğu genel olarak birincil ihracat bölgemiz olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte, Uzak Doğu’da da önemli satışlar gerçekleştiriyoruz. Avrupa’da ise uzun süredir çalıştığımız birçok büyük müşterimiz var. Her geçen gün ihracat ağımızı genişleterek, Türk mühendisliğiyle üretilmiş çözümleri daha fazla coğrafyaya ulaştırmayı hedefliyoruz.
Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında hangi alanlarda çalışmalar yapıyorsunuz?
İTÜ’de kurduğumuz Özer Polatoğlu Laboratuvarı ile öğrencilerin uygulamalı eğitim alabileceği, gelişmiş bir altyapı sunuyoruz. Yeni nesil mühendislerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürebilecekleri şekilde tasarlanan bu laboratuvar, öğrencilere gerçek dünya mühendislik uygulamalarıyla birebir temas kurma imkânı sunuyor. Alanında uzman akademisyenlerin rehberliğinde yürütülen bu uygulamalı eğitimlerle, öğrencilerin teknik donanımı güçlendiriliyor ve iş dünyasına daha yetkin bireyler olarak hazırlanmaları sağlanıyor. Bunun dışında, üniversitelerin 3. ve 4. sınıf makine mühendisliği öğrencilerini Tuzla’daki tesisimizde ağırlayarak hem sektörü tanıtıyor hem de kariyer fırsatları sunuyoruz. Ayrıca, TEMA Vakfı ile birlikte çevresel projelere destek vererek toplumsal ve doğa ile uyumlu sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam ediyoruz.
Son dönemde odaklandığınız ya da büyüme planladığınız yeni sektörler var mı?
İhracatta büyüme hedefimizin yanında özellikle sanayide kullanılan katma değerli proses pompaları konusunda çalışmalarımızı daha da derinleştirmeyi hedefliyoruz. Atık su yönetimi de odağımıza aldığımız konulardan bir tanesi.
Masdaf’ın sektördeki rakiplerinden farkı nedir sizce?
Masdaf olarak, standartlara uygun, enerji verimli ve sürdürülebilir ürünler sunma yaklaşımımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz. Yurt içindeki organizasyonumuzu satış ve servis olmak üzere iki ana başlık altında yapılandırdık. Satış tarafında, dağıtım kanalımızla Türkiye genelinde hizmet veren bir yapımız var. Servis tarafında ise 85 yetkili servisimizle hizmet veriyoruz. Bu güçlü servis ağı sayesinde, ürünlerimizin devreye alma süreçlerini hızlı ve verimli şekilde yürütüyor, aynı zamanda olası bir arıza durumunda soruna en kısa sürede müdahale edebiliyoruz. Bu yapı, yalnızca satış sonrası hizmet kalitemizi değil, aynı zamanda müşteri memnuniyetimizi de artıran önemli bir avantaj sağlıyor.
Öte yandan sektöre yalnızca ürün sunmakla kalmıyor; aynı zamanda bilgi ve deneyim aktarımıyla da katkı sağlamayı önemsiyoruz. Bu anlayışla kurduğumuz MAS Academy çatısı altında, teknik eğitimler ve farkındalık çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Amacımız, sektörde görev alacak profesyonelleri doğru bilgiyle donatmak, teknik standartlar konusunda bilinçlendirmek ve böylece nitelikli iş gücünü artırmak. Aynı zamanda bu eğitim faaliyetleriyle, sektördeki haksız rekabetin önüne geçilmesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz.
İhracat tarafında hangi bölgeleri hedefliyorsunuz?
Orta Doğu birincil ihracat bölgemiz konumunda. Uzak Doğu’da da büyümeye devam ediyoruz. Avrupa ise uzun soluklu iş birliklerimizle önemli bir pazar konumunda. Bu coğrafyalardaki varlığımızı artırmaya yönelik çalışmalarımız sürüyor.
2024 yılı şirketiniz açısından nasıl geçti? 2025 hedefleriniz neler?
2024 yılında yeni ürün geliştirme, sürdürülebilir üretim, ihracatın artırılması gibi konulara odaklandık. 2025’te bu yatırımları artırarak sürdürmek, üretim kapasitemizi büyütmek ve ihracatın ciromuzdaki payını yüzde 50’ye çıkarmak hedefiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bugün olduğu gibi, önümüzdeki dönemde de mottomuz olan “dünyaya iyi gelecek” anlayışıyla, iklimimizi korumaya, su kaynaklarına ve enerjiye yön veren akışkan teknolojilerle yenilikçi çözümler üretmeye devam edeceğiz. Bu doğrultuda, Ar-Ge yatırımlarımıza hız kesmeden devam ederek inovasyonla büyümeyi ve sektörümüze liderlik etmeyi sürdüreceğiz. Aynı zamanda daha fazla yatırım ve ihracatla, Masdaf’ı Türkiye’nin global markalarından biri haline getirmek için önemli adımlar atmayı hedefliyoruz.
Masdaf’ta liderlik anlayışınızı üç kelimeyle tanımlasanız, hangileri olurdu?
Sürdürülebilirlik, sorumluluk, dönüşüm.