Türkiye’de 2025 yılında 11 bini aşkın ve 164 bini aşkın yerli marka başvurusu yapıldı. Bu başvuru hacmi, şirketlerin buluşlarını ve markalarını koruma süreçlerinde uzmanlığın önemini ortaya koyuyor. 17 Ekim’de gerçekleştirilecek Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınavları öncesinde Destek Patent, teknik bilgiyi, mevzuat bilgisini ve ticari bakış açısını buluşturan mesleğin Türkiye’nin inovasyon ekosistemindeki rolüne dikkat çekiyor.
Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınavları, 17 Ekim 2026’da Ankara ve İstanbul’da gerçekleştirilecek. Sınai mülkiyet hakları alanında 40 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Destek Patent, sınav öncesinde yaptığı değerlendirmede, şirketlerin Ar-Ge çalışmalarının ve markalaşma yatırımlarının korunmasında nitelikli mesleki birikimin belirleyici olduğunu vurguluyor. Mesleğe hazırlanan adayların, başvuru süreçlerine hâkimiyetin yanında, buluş sahiplerinin ve işletmelerin ihtiyaçlarını doğru anlayabilmesinin önemine işaret ediyor.
Yerli patent başvuruları 11 bini aştı
TÜRKPATENT’e göre 2025 yılında, yerli patent başvuruları 11 bin 394’e, yerli marka başvuruları ise 164 bin 657’ye ulaştı. Patent ve marka alanındaki bu hareketlilik, farklı sektörlerdeki işletmelerin ve buluş sahiplerinin koruma arayışının ölçeğini gösteriyor. Destek Patent’e göre bu süreçlerin niteliği; başvuru öncesi araştırmadan koruma kapsamının belirlenmesine, itirazların değerlendirilmesinden hakların takibine kadar uzanan uzmanlıkla yakından ilişkili.
“Her başvurunun arkasında korunması gereken bir emek var”
Patent ve marka vekilliğinin, şirketlerin ürettiği değeri anlamayı ve bu değere uygun bir koruma yaklaşımı geliştirmeyi gerektirdiğini belirten Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, şunları söyledi:
“Bir patent başvurusunun arkasında yıllarca süren araştırmalar, bir markanın arkasında ise müşteri güveni oluşturmak için harcanan emek bulunuyor. Vekilin sorumluluğu, bu birikimi doğru anlamak ve korunmasına rehberlik etmektir. Bir buluşun hangi teknik özelliğiyle ayrıştığını ortaya koymak, bir markanın hangi mal ve hizmetlerde korunacağını değerlendirmek ve başvuru sürecini dikkatle takip etmek, işletmenin geleceğini etkileyebilen kararlardır. Bu nedenle Marka ve Patent Vekilliği; araştırma disiplini, güçlü bir analiz yeteneği ve sorumluluk bilinci gerektiriyor. Yalnızca sınai mülkiyet hakları ile ilgili başvuru yapan bir meslek değildir; fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunmasını ve ekonomik değere dönüştürülmesini sağlayan bir danışmanlıktır. Patent ve Marka Vekilleri süreci doğru yöneterek hak kayıplarını önler, başvurunun en doğru şekilde yapılmasını sağlar ve olası riskleri en baştan bertaraf eder.
Türkiye’deki başvuru hacmini, ülkemizde üretilen fikrî birikimin bir göstergesi olarak görüyoruz. Bu birikimin ekonomik değere dönüşebilmesi için girişimcilerimizin, sanayicilerimizin ve araştırmacılarımızın doğru yönlendirmeye ulaşması önemli. Destek Patent olarak 1983’ten bu yana edindiğimiz deneyim bize, sınai mülkiyet hakları alanında nitelikli danışmanlığın başvuru öncesinde başladığını ve koruma süreci boyunca devam ettiğini gösteriyor.
17 Ekim’de sınava girecek adaylara önerim; mesleki gelişimlerini teknik gelişmeleri, sektörleri ve uluslararası uygulamaları takip ederek sürdürmeleri. Merak etmek, doğru soruları sormak ve bir konuyu bütün yönleriyle araştırmak bu meslekte çok kıymetli. Sınava katılacak tüm adaylara başarılar diliyorum. Türkiye’nin buluşlarını ve markalarını koruyacak yeni meslektaşlarımızın yetişmesini, inovasyon ekosistemimiz için değerli bir yatırım olarak görüyorum.”