İnomist İletişim Danışmanlığı Ajans Başkanı Sibel Selvi Arslantürk, kuruluş hikayesini ve inşaat sektörü için medyanın gücünü İnşaat & Yatırım'a aktardı

Yazar:Editor
29.06.2020
3103

Kendinizi ve İnomist İletişim Danışmanlığı Ajansı’nı tanıtır mısınız? Kaç yılında kuruldu ve faaliyet alanları nelerdir?

1982, İstanbul doğumluyum. Kadir Has Anadolu Lisesi’nden okul ikincisi olarak mezun oldum. Lise yıllarında iletişim fakültesinde okumayı aklıma koymuştum, öyle ki benim gibi düşünen birkaç arkadaşımla birlikte okulumuzun tarihinde ilk sözel sınıfını açtırdık ve hayallerimizin peşinden koşmaya başladık. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon-Sinema Bölümü’nden bölüm birincisi olarak mezuniyetimin ardından İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkla İlişkiler ve Tanıtım Anabilim Dalı’nda yüksek lisansımı tamamladım. Böylelikle gazete ve TV haberciliğinden, radyo programcılığı ve sinemaya, fotoğrafçılıktan prodüksiyona kadar pek çok farklı alanda çok değerli akademisyenler ve özel sektör uzmanlarından aldığım kıymetli eğitimi, halkla ilişkiler ve tanıtım alanındaki eğitimle harmanlama imkanı yakalamış oldum. Bir bütünün parçası olan tüm bu disiplinleri teorik olarak aynı potada eritmenin yanı sıra lisans dönemimde medya, yüksek lisans dönemimde ise PR ajansı deneyimleriyle kariyer yolculuğuma başlamış oldum. Yüksek lisans tercihimi de kariyerimi iletişim danışmanlığı üzerine çizme kararım neticesinde bilinçli olarak yapmıştım ve o dönemle birlikte aktif olarak PR ajansında çalışmaya başladım. İletişim danışmanlığı alanındaki deneyimlerimin üzerine 2012 yılında İnomist İletişim Danışmanlığı’nı kurdum. Yönetim danışmanlığı alanından gelen Kurucu Ortağımız Ertuğrul Arslantürk ve benim gibi PR ajansı geçmişi olan Koordinatörümüz Emel Selvi Durak ile birlikte çıktığımız yolda kısa zaman içinde ekibimizi büyüterek ilerlemeye devam ettik.

İnomist İletişim Danışmanlığı bünyesinde 8 yıldır ulusal ve uluslararası arenada yer alan 30’dan fazla kuruma iletişim danışmanlığı hizmeti verdik ve vermeye de devam ediyoruz. Marka iletişimi, medya ilişkileri yönetimi, konu-gündem yönetimi, pazarlama iletişimi, lider iletişimi, risk yönetimi ve kriz iletişimi, kurumsal sosyal sorumluluk ve sponsorluk iletişimi, kurum içi iletişim, içerik hizmetleri, dijital pazarlama kapsamında sosyal medya hesap ve reklam yönetimi ile web sitesi çözümleri alanlarında hizmet veriyoruz. Etkinlik yönetimi, kreatif hizmetler, medya planlama ve satın alma alanlarında da hem danışmanlık yaparak hem de ekosistemimizde yer alan partnerlerimizle birlikte bu alanlarda da hizmet vererek marka ve kurumların iletişim stratejilerine yön veriyor, onları hedef grupları ve paydaşları ile buluşturuyoruz. İnşaat ve yapı sektöründen teknoloji ve bilişim sektörüne, elektronikten gıdaya, mobilyadan kültür sanata kadar pek çok sektörde yer alan kurum ve markaların hedef mesajlarını hedef gruplarına aktarmaları, bilinirliklerini artırmaları, iş hedeflerine ulaşmaları konusunda çalışmalar yaptık ve inovatif yaklaşımımız ile 360 derece hizmet vermeye devam ediyoruz.

İnşaat Sektörü için medya iletişimi ve sosyal medya ne kadar önemli?

İnşaat ve yapı sektöründen firmaların yeni yatırımları, şirketleriyle ilgili güncel gelişmeler, projeleri, kampanyaları, ürün ve hizmetleri gibi pek çok konudaki hedef mesajlarını hedef gruplarına ve paydaşlarına iletebilmek noktasında gerek konvansiyonel medya gerekse dijital medya çok önemli bir rol oynuyor. Konvansiyonel medya aynı zamanda marka itibarına da ciddi anlamda katkı sağlarken, sosyal medya dinamik bir alan olmanın avantajı ile hedef gruplara hızlı bir şekilde ulaşma imkanı sağlıyor. Günümüzde tüketiciler herhangi bir alanda satın alma kararı vermeden önce çok detaylı araştırmalar yapıyor ve bilgiye çok daha kolay yollardan erişim sağlıyor. Bir gazetede ve dergide gördükleri, televizyon ve radyo kanalında izleyip dinledikleri bir marka ilgilerini çektikten sonra detaylı araştırma için arama motorları üzerinden yaptıkları aramalarda bu kez dijital medyada yer alan içeriklere ulaşarak yol alabiliyorlar. Tam tersi şekilde dijital kanalda gördükleri bir markanın farklı bir zamanda konvansiyonel medyada haberini ya da reklamını gördüklerinde o marka ile ilgili algıları daha da olgunlaşabiliyor.

Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörü konumunda bulunan inşaat ve yapı sektörü ülkenin gündeminden çok hızlı bir şekilde etkileniyor ve bu da sektörü sıklıkla medyanın gündemine taşıyor. Bu noktada gündemi çok yakından takip etmek, sektörle ilgili yaşanan her gelişmenin etkilerini yorumlamak oldukça önemli. Sektörün dinamiklerini takip eden, inovatif ve proaktif bir ajanssanız hizmet verdiğiniz markanızı en doğru şekilde yönlendirip, nitelikli ve gündemle paralel içerikler geliştirip markanızın sektörünün kanaat önderleri arasında yer almasını sağlamanız mümkün oluyor. Bu çalışmalar zamanla şirketin kendi sektöründe, medyada ve kamuoyunda referans marka konumuna ulaşmasına ve itibarını artırmasına ciddi katkılar sağlıyor.

Medya ve sosyal medyada bir markanın başarılı olabilmesi için sizce en önemli etken nedir?

Markaların iletişim içerikleri kapsamında doğru ve net bilgileri, kurumun iletişim stratejilerine uygun şekilde doğru bir iletişim diliyle, doğru zamanlama ile efektif kanallar üzerinden iletmek gerekiyor. Gerek konvansiyonel medyada gerekse sosyal medyada okuyucuların, dinleyicilerin, izleyicilerin ve takipçilerin fayda sağlayabileceği içerikler geliştirmek önemli bir husus. Ek olarak özellikle konvansiyonel medya tarafında markanın içeriğinin haber değeri taşıyor olması gerekiyor. Ajansların bu konuda hizmet verdikleri markaları doğru yönlendirmeleri, medya ile marka arasında sağlam bir köprü olmaları, markanın istekleri kadar medyanın ihtiyaçlarını da öncelikleri olarak belirleyerek ilerlemeleri uzun vadede medyanın markaya bakış açısını derinden etkilediği için medya ilişkileri çok dikkatli ve titizlikle yönetilmesi gereken bir alan.

İletişim çalışmalarında inovatif, samimi, dürüst, proaktif, hayatın içinde, ülke dinamiklerinin farkında ve sürdürülebilir bir iletişim dili kullanılması önemli oluyor. Günümüzde iletişim dünyası oldukça hareketli, her gün çok sayıda mesajla karşı karşıya kalıyoruz. Bu nedenle markaların bu mesaj trafiği içinden sıyrılabilmeleri, farkındalık sağlayabilmeleri ve unutulmamaları adına iletişimin sürdürülebilir olması kritik önem taşıyor. Bir süre iletişim çalışması yapılıp sonra ara verilmesi iletişim döneminde yapılan çalışmaların ve yatırımların etkisini kısa sürede kaybetmesine neden olabiliyor, bu durum aynı zamanda hedef gruplar ve paydaşlar nazarında marka itibarının zedelenmesine de sebebiyet verebiliyor. Bu noktada belirli bir frekansta düzenli iletişim yürütmek gerekiyor.

Medya planlama ve medya satın alma tam olarak nedir?

Bir ürünün veya hizmetin pazarlamasını etkili kılan ve markanın iletişim stratejisinin bir bölümü olan araçlardan biri de medya planlama ve satın alma. Medya planlama, bir reklamın doğru iletişim araçları kullanılarak en doğru hedef kitleye en etkili biçimde ulaşmasını sağlarken, o reklam kampanyası için en doğru zamanlama ve doğru frekansı da belirleyen çalışmalar bütününden oluşuyor. Burada en önemli husus hem markanın sağlayacağı katma değeri hem de mecralar arası dengeyi düşünerek bütçenin mecralar arasında en uygun şekilde dağıtılmasını sağlayacak şekilde planlama yapabilmek diyebiliriz.

İnşaat sektörünün / müşterilerinizin sizden beklentileri kolaylıkları, zorlukları nelerdir?

Aslında tüm sektörler açısından değerlendirdiğimizde biz iletişim danışmanlığı ajanslarının en çok zorlandığı noktanın, pek çok farklı alanda hizmet veriyor ve markalarımıza iletişimle ilgili her türlü konuda danışmanlık yapıyor olmamıza rağmen günün sonunda çalışmalarımızın sonuçlarının çoğunlukla medyada yer alan haber adedi, tiraj, erişim rakamı ya da sosyal medya takipçi sayısındaki artış gibi rakamlarla ölçülmeye çalışılıyor olması diye düşünüyorum. 15 yıldır iletişim danışmanlığı alanında çalışan biri olarak ekip arkadaşlarım ve farklı ajanslardan meslektaşlarımla da yaptığım konuşmalarda bu konuda mesafe kat etmeye başlamış olsak da maalesef henüz daha tam olarak aşamadığımızı görüyoruz.

Oysa ki biz iletişim danışmanlığı ajansları; marka iletişimi kapsamında markanın iş ve iletişim hedefleri doğrultusunda onlarla birlikte iletişim stratejisini belirleyerek yol haritasını çizen, bu doğrultuda iletişim planları hazırlayan ve uygulayan, bu planlar çerçevesinde markanın hedef mesajlarının hedef grup ve paydaşlarına ulaşması için uygun olabilecek tüm yol, yöntem, mecra ve alanları belirleyen, içerikleri iletişim stratejisine uygun biçimde şekillendiren kurumlarız. Medya ve sosyal medya alanındaki çalışmaları profesyonel şekilde yürütürken bir taraftan da markanın sahada ya da online olarak hedef grup ve paydaşlarıyla buluşabileceği etkinlikleri, projeleri araştıran, geliştiren, markanın yer alacağı tüm platformlarda nasıl konumlanacağına dair danışmanlık yapan, riskli durumlarda riski yöneterek kimi zaman krize dönmesini önleyen ya da ani gelişen krizlerde doğru kriz iletişimi stratejileri ile markanın kurumsal itibarını mümkün olduğunca koruyarak krizden çıkmasını sağlamak için çalışan kurumlarız. Bu nedenle markaların iletişim danışmanlığı ajanslarının çalışmalarını bütüncül olarak değerlendirerek onlara her noktada sağladıkları katma değeri göz ardı etmemeleri gerekiyor.

Projelerinizi oluştururken nelere dikkat ediyorsunuz?

Çalışmaya başladığımız markaları yakından tanımak için uzun ve detaylı çalışmalar, araştırmalar yapıyor, onlardan aldığımız bilgileri de derleyerek kurumu ve sektörünü iletişim perspektifinde analiz ediyoruz. Kurumların iş, satış, pazarlama ve iletişim hedeflerini, sektördeki yerlerini, nerede olmak istediklerini dinliyor ve bu çerçevede hedefe odaklanan iletişim çözümleri üretiyoruz. Hiçbir zaman hazır reçeteler sunmuyor, markanın iletişim stratejilerine, kültürüne ve değerlerine uygun, inovatif olduğu kadar gerçekçi özel projeler üretmeye özen gösteriyoruz.

Ajansınızı taşımak istediğiniz son nokta nedir?

İnomist İletişim Danışmanlığı’nı kurarken mutlu ve deneyimli bir takım halinde, huzur içinde keyifle çalışabileceğimiz bir kurum olmak birinci önceliğimiz oldu. Çünkü biz mutlu ve işini severek yapan bir ekibin hizmet verdiği kurumları da mutlu edeceğine ve işbirlikçi bir yaklaşımla başarılı çalışmalara imza atacağına inanıyoruz. Birlikte çalıştığımız markaları müşteriden öte her zaman birer “yol arkadaşı” olarak görüyoruz ve onlarla gerçek bir takım ruhu içinde hareket ediyoruz. Bu da bize en değer verdiğimiz konulardan biri olan uzun soluklu marka işbirliklerini kazandırıyor. En büyük gücümüz, referanslarımızın bizimle ilgili kıymetli görüşlerini farklı kurumlarla da paylaşmaları oluyor. Hizmet verdiğimiz kurumların ajansımızla ilgili görüşlerini ifade ederken kullandıkları en yoğun tanımlamaları; yenilikçi, planlı, prensipli, titiz, disiplinli, özenli, analizci, dikkatli, takipçi, enerjik, samimi, şirketinizi kendi şirketi gibi gören ve yaptığı işten heyecan duyan şeklinde sıralayabiliriz.

Ajans olarak 8 yıllık geçmişimizde her yıl kendimizi daha da geliştirerek, farklı alanlarda başarılara imza atarak, ekibimizi büyüterek yol aldık. Bundan sonraki süreçte de aynı şekilde mutlu İnomist ailesini ve bu ailenin hizmet verdiği değerli markaları daha da büyüterek, gelişime açık olmayı sürdürerek, kalitemizi, işimize olan özenimizi ve tutkumuzu koruyarak yol almayı hedefliyoruz. Pandemi ile birlikte iş yapış biçimleri de değişti, yeni dünya düzeninde daha da radikal değişimler olması bekleniyor. Biz de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da değişen koşullara hızla adapte olarak yolumuza ilk günkü heyecanımızla devam etmeyi amaçlıyoruz.

Sektöre yeni girecek olan kişilere tavsiyeleriniz nedir?

Stratejik öneme sahip bu mesleği icra etmek isteyen genç iletişimcilerin takım ruhuna uyumlu, planlı, disiplinli, sabırlı, öğrenmeye açık ve özgüveni yüksek olması gerekiyor. Konuşma, yazı yazabilme ve dinleme konusunda yetkin, analiz ve problem çözme yeteneği bulunan iletişimciler bu meslekte başarılı olabilir. Öğrencilere eğitim hayatları boyunca iletişimin farklı disiplinlerini deneyimleyebilmek adına ajanslarda staj yapmalarını, sektörel gelişmeleri takip etmelerini, yarışmalara ve organizasyonlara katılmalarını öneririm. Dünyadaki gelişmeleri takip edebilmek adına yabancı dil çok önemli olduğundan bu alanda kendilerini geliştirmeleri çok faydalı olur. Her meslek beraberinde bir yaşam biçimini getiriyor, bu nedenle gençlerin yeteneklerine ve yaşamak istedikleri hayata uygun mesleği belirlemelerinin sürdürülebilir iş hayatı, motivasyon ve mutluluk için çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Yeni dünya düzeninde markaların iletişim süreçlerinde neler değişiyor?

Pandemi nedeniyle dünyanın bugüne kadar bilinen tüm dengeleri ile birlikte iş yapış şekilleri de değişmeye başladı. Nasıl ki hükümetler, uluslararası örgütler, sivil toplum kuruluşları, bilim insanları, stratejistler ve çok daha fazlası sadece bugüne değil bugünden sonra başlayacak yeni dünya düzenine odaklanıyorsa, markaların da aynı şekilde bugünden hangi adımları atmaları gerektiğini planlayarak “yeni normal” diye adlandırılan bu düzene hızla adapte olabilmeleri büyük önem taşıyor. Bizleri bekleyen yeni dünya düzeninin tam olarak nasıl olacağını yaşayarak göreceğiz ama bildiğimiz bir şey var ki, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve geleceğin toplumunun inşasında bilim, teknoloji ve inovasyon başroldeki yerini güçlendirecek. Bilim ve teknolojinin ışığında yaşanılan bu değişim, kuşkusuz markaların iletişim süreçlerini de derinden etkiliyor. Kamuoyu araştırma şirketi Strateji Co’nun Dünya Gazetesi işbirliği ile Türkiye genelinde gerçekleştirdiği Koronavirüs Gündem Araştırması’na göre; bu süreçte “duyarlı” markaları satın almayı tercih eden tüketicilerin oranı yüzde 65 düzeyinde. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde tüketicilerin marka tercihlerini yaparken çok daha hassas olacakları gerçeğinden hareketle, sosyal sorumlu kurumların tüketicileri ile sıkı bağlar kuracaklarına şahit olacağız. Markaların sosyo ekonomik konulara çok daha yüksek oranda dahil olacağını ve bu doğrultuda sağlık, eğitim, çevre gibi hayata dokunan her alanda dünyanın ve yerel toplumların sorunlarının çözümü için daha da yoğun olarak çalışacaklarını söylemek mümkün.

Kriz dönemleri gibi tedirginlik ve belirsizliğin hakim olduğu zamanlarda iletişim ihtiyacı her zamankinden daha çok artar. Nasıl ki kamuoyu televizyon, bilgisayar ya da telefon ekranlarından pandemiyle ilgili güncel gelişmelere dikkat kesilmiş durumdaysa, aynı şekilde markaların da müşterileri, hissedarları, iş ortakları, tedarikçileri, çalışanları gibi ekosistemlerinde yer alan tüm iç ve dış paydaşları onlardan gelecek haberlere odaklanmış durumda. Bu nedenle markaların hedef grup ve paydaşlarıyla iletişimlerini her zamankinden çok daha güçlü tutarak bağlarını kuvvetlendirmeleri, onlara yalnız olmadıklarını ve başarıya giden yolun hep birlikte mücadeleden geçtiğini anlatmaları, şeffaf bir şekilde ve düzenli periyotlarla bilgi paylaşımı yapmaları çok önemli. Bu iletişimi doğru kanallar üzerinden, doğru yöntemlerle, doğru zaman planı içinde ve büyük bir titizlikle hazırlanan doğru içeriklerle yapmaya özen göstermek gerekiyor.

PwC’nin Küresel Kriz Araştırması krizden sonra kendisini “daha iyi durumda gören” şirketlerin yüzde 93’ünün krize ekip olarak müdahale ettiklerini ortaya koyuyor. İyi bir ekip çalışmasının ne kadar önemli olduğuna dikkat çeken bu çarpıcı veri, işveren markası olmanın değerini ortaya koyuyor. Markaların kurum içi iletişim çalışmalarına ağırlık vermeleri, çalışanlarına birlik ve beraberlik duygusunu aşılayarak motive etmeleri hem kurumsal sadakat hem de çalışmaların başarısı ve sürdürülebilirliği için büyük önem taşıyor. Bu konuda elbette liderlere de büyük rol düşüyor.

İletişim danışmanlığı ajansları bu değişim sürecinin neresinde?

İç ve dış paydaşlarla iletişimin belki de her zamankinden daha kıymetli hale geldiği bu dönemde markalar, iletişim danışmanlığı ajanslarının önemini bir kez daha hissettiler. İletişim ajanslarının risk yönetimi ve kriz iletişimi süreçlerini başarılı bir şekilde planladıklarını, paydaşlarla olan iletişimin sağlıklı yönetilmesine ciddi katkılar sağladıklarını, kurum içi iletişim çalışmalarına büyük destek sunduklarını, sosyal fayda sağlayan içerik ve projeler geliştirerek kurumsal itibara katkıda bulunduklarını ve çok daha fazlasını gördüler. İletişimin önümüzdeki dönemde çok daha kritik düzeyde önem kazanacağına ve ajansların değişen koşullara “adaptasyon” konusunda ne kadar hızlı olabildiklerine bir kez daha şahit oldular. Bu noktada iletişim danışmanlığı sektörünün önünün çok daha açık olacağına gönülden inanıyorum.

KAYNAK: İnşaat & Yatırım


Yorumlar
Yorum Bırak

Create Account



Log In Your Account