"İnşaat Sektörü mü, Sanayi Sektörü mü?" | Mahmut KILINÇ , İnşaat & Yatırım - İnşaat Sektörünün Haber Merkezi
İnşaat & Yatırım - İnşaat Sektörünün Haber Merkezi
Haber Ara :
İnşaat&Yatırım Sayı 170
Eylül 2018 Sayı 170
İnşaat&Yatırım Sayı 169
Ağustos 2018 Sayı 169
İnşaat&Yatırım Sayı 168
Temmuz 2018 Sayı 168
İnşaat&Yatırım Sayı 167
Haziran 2018 Sayı 167
İnşaat&Yatırım Sayı 166
Mayıs 2018 Sayı 166
İnşaat&Yatırım Sayı 165
Nisan 2018 Sayı 165
10 Mart 2015, SALI 12:00:48
"İnşaat Sektörü mü, Sanayi Sektörü mü?"
14 Punto 16 Punto 18 Punto 24 Punto
"İnşaat Sektörü mü, Sanayi Sektörü mü?" son zamanlardaki en önemli tartışma konularından bir tanesi olarak gündemi meşgul ediyor.

"İnşaat Sektörü mü, Sanayi Sektörü mü?" son zamanlardaki en önemli tartışma konularından bir tanesi olarak gündemi meşgul ediyor. Türkiye'de daha öncede birçok alanda karşımıza çıktığı gibi, hemen birini kapatalım diğerine ağırlık verelim şeklinde tartışmalar hep soyut şekilde yapılıyor. Bu tartışmalar yaşanırken aklımıza hemen "Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan çıkar?" deyimi geliyor. Biz bunun altını çizerek her defasında söylüyoruz, inşaat sektörü konut olarak görülmemeli; Türkiye'nin lokomotifi olduğu ve sanayiyi de aynı zamanda sürüklediğini unutmamalıyız. İnşaat sektörü doğurgan sanayiyi tetikleyerek; sanayinin de ihracat, üretim ile neredeyse yüzde 25'ini kapsıyor. 

Türkiye ekonomi, sanat, spor gibi branşlarda dünya şampiyonlukları elde edemiyor ama Türk müteahhitlik sektörümüz, uluslararası arenada dünya ikinciliğini yıllardır kimseye kaptırmıyor. 2014 yılı ENR 250 listesinde de 38 olan müteahhit sayımızı 42'ye yükselterek yerimizi iyece perçinledik. 

Diğer taraftan inşaat sanayinin 2014 yılı ilk 7 aylık verilerine göre ihracatımız geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artarak 12,7 milyar seviyesine yükseldi. Bu konuda sevindirici olan ise ithalatımızın da yüzde 11 oranında düşmüş olmasıdır. Bu tablodan anlaşılan şudur ki; Türk inşaat sektöründe yerli inşaat sanayi ürünleri kullanımı artmasının yanı sıra ihracatı da artmıştır. 

Üçüncü çeyrek itibari ile de "Konut sektöründe balon var mı, patlar mı?" tartışmaları yapılırken sonbaharla birlikte konut satışları artış gösterirken; geçtiğimiz yılın rakamları da aşılmış durumdadır. En sevindirici tarafı yabancılara satışlar ciddi bir şekilde artış göstermesidir. Unutulmamalı ki inşaat sektörü, demir çelikten çimentoya, mobilyadan halıya, alüminyumdan cama, 200 civarında sektörü direkt ve en direkt olarak etkilemektedir. Özellikle son 10 yıldır inşaat sektörünün direkt ve en direkt etkilemiş olduğu bu sektörlerde yatırımlar hızla artmakta ve beraberinde kapasite kullanımlarının atmasıyla beraber inşaat malzemeleri sanayicilerinin aynı zamanda ihracatı da artmaktadır. Sektörümüz, ekonomiyi de sanayiyi de doğrudan etkilemekte ve ihracata da direkt olarak katkıda bulunmaktadır. 

Türk inşaat sektörü başta ulaştırma, enerji, altyapı, sağlık, turizm yatırımları alanında dünya çapında ses getiren yatırımlar ile birlikte konut sektöründeki özellikle de kentsel dönüşümle gelen yabancı fonların ve yabancı gayrimenkul yatırımcılarının Türkiye'ye ilgilisini devam ettirmektedir. 

Türk gayrimenkul sektörü, geçtiğimiz ay gerçekleştiren Cityscape'e 32 firma katılarak ülkemizin tanıtımına katkı sağlamıştır. Gayrimenkul fuarlarının yanı sıra Türk dizi-filmler vasıtasıyla Türkiye yurt dışında müthiş bir tanıtım atağına geçmiş, herkesin gözü Türkiye'nin üzerindeyken gayrimenkul sektörü ile Türkiye cari açık finansmanının çözüm getirecek en büyük formül yabancıların gayrimenkul sektörüne olan ilgisidir. 

Yatırımların tamamen gayrimenkul sektörüne gitmesini, hükümetin bu konuda özendirici tedbirler almasını tabi ki doğru bulmuyoruz. Devlet gerekli düzenlemeleri tabi ki yapmalı ama "Sanayi Sektörü mü, İnşaat Sektörü mü?" gibi bir tercih yapılması kesinlikle doğru değildir. Türkiye yatırım yapan, üreten ve ihracat yapan bir ülke olmak için mutlak suretle sanayileşmek zorundadır. Sanayileşirken de Türkiye'nin mutlaka modellere ve müthiş kapsamlı bir reforma ve teşvik sistemine ihtiyacı vardır. Beraberinde inşaat sektörü mutlak takdirde sanayinin önüne geçmemeli sanayiyi engellememelidir. Gayrimenkul sektörü, Türkiye'deki tasarrufları çeken bir sektör kesinlikle olmamalıdır; tasarrufların önemli bir bölümü sanayiye gitmelidir. Yabancıya konut satışıyla beraber yabancı fonların, yabancı tasarrufların gayrimenkul sektörüne akması sağlanmalıdır. Kısacası inşaat sektörü sanayiyi geliştirirken, bu tarz tartışmalar doğru değildir. Üreten, yatırım yapan ve ihracat yapan ülkemiz için inşaat sektörünün önü kesilmemelidir. 


Mahmut KILINÇ

Bu yazı 1042 kez okunmuştur..

YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Mahmut KILINÇ Yazıları






 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
Spirotech, Sertifika Programı, ODTÜMimarlıkFakültesi , Bosch nofrost kombi buzdolapları, iF ve Design Plus, Bund Deutscher Architekten, Dünya Ticaret Merkezleri Birliği , Seranit Cersaie, Neli Devidas, İzmir/Güzelbahçe, Ender Çolak, Fiberli, Mira serisi , Samsung Electronics, Turkcoat Fuarı, Halitpaşa, Dr. Juan Ignacio Conrat, OSBDER, Smart-UPS, TEVİD, DererOmayMimarlık , Mustafa Tan, Mehmet SOYARICI, Kalebodur, Bayındır, Pera Park, Yeşil Ofisler, TaHaMimarlık, Sabit Ödeme Sistemi, Makel Arge Merkezi,
 
Anba Yayn Grubu
Her hakk sakldr.