İnşaat sektörünü 3'e ayırmalıyız | Mahmut KILINÇ , İnşaat & Yatırım - İnşaat Sektörünün Haber Merkezi
İnşaat & Yatırım - İnşaat Sektörünün Haber Merkezi
Haber Ara :
İnşaat&Yatırım Sayı 170
Eylül 2018 Sayı 170
İnşaat&Yatırım Sayı 169
Ağustos 2018 Sayı 169
İnşaat&Yatırım Sayı 168
Temmuz 2018 Sayı 168
İnşaat&Yatırım Sayı 167
Haziran 2018 Sayı 167
İnşaat&Yatırım Sayı 166
Mayıs 2018 Sayı 166
İnşaat&Yatırım Sayı 165
Nisan 2018 Sayı 165
27 Haziran 2016, Pazartesi 10:29:46
İnşaat sektörünü 3'e ayırmalıyız
14 Punto 16 Punto 18 Punto 24 Punto
Birincisi, finansmanı uluslararası kaynaklardan veya kamu - özel işbirliği, yap-işlet-devret (YİD) ve yap-işlet (Yİ) gibi finansman modelleri ile yapılan enerji, ulaştırma, altyapı yatırımlarıdır. İkincisi; sanayi tesisleri, ofis, AVM, turizm-eğitim-sağlık yapıları, sosyal-kültürel-sportif-dini yapılar gibi konut dışı üstyapı yatırımlardır. Ve üçüncüsü de kamuoyunun yakından takip ettiği konut yatırımlarıdır.

Yazılarımızda inşaat sektörüyle ilgili bilgi verirken, sektörü 3'e ayırdığımızı hep dile getirdim. Bunlardan birincisi, finansmanı uluslararası kaynaklardan veya kamu - özel işbirliği, yap-işlet-devret (YİD) ve yap-işlet (Yİ) gibi finansman modelleri ile yapılan enerji, ulaştırma, altyapı yatırımlarıdır. Ülkemizde bu anlamda dünya çapında projeler mevcuttur. Örneğin, dünyanın en büyük havalimanlarından 3. Havalimanı... İkincisi; sanayi tesisleri, ofis, AVM, turizm-eğitim-sağlık yapıları, sosyal-kültürel-sportif-dini yapılar gibi konut dışı üstyapı yatırımlardır. Gelişmekte olan bir ülke olmamıza rağmen endüstriyel tesis anlamında çok büyük ölçekli yatırımlar maalesef yapılmamaktadır. Mevcut sanayi kuruluşlarının yer değiştirerek yaptığı tesisler, yenileme veya tevsii (genişleme) yatırımlardan söz etmek mümkün. Ticari yatırımlar devam etmekte olup, turizm sektöründe ise krizin getirdiği süreçten de kaynaklı ihtiyaç fazlası yatırımlar bulunmaktadır. Bu durum, turizm sektörü açısından büyük sorun teşkil etmektedir. Ve üçüncüsü de kamuoyunun yakından takip ettiği konut yatırımlarıdır. 

Yıl içinde 1 milyonun üzerinde yeni konut satılmakta veya mevcut konutlar el değiştirmektedir. TÜİK verilerine göre 2015 yılında yüzde 10,6 artış yaşanmış ve 1.3 milyon konut satılmıştır. 2016 için konut satışı hedefi 1.5 milyonu aşma yönündedir. 

TÜİK'in yayınladığı Konut Satış İstatistikleri - Mayıs 2016 verilerine göre ise Türkiye genelinde konut satışları 2016 Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,4 oranında artarak 114 bin 800 oldu. Konut satışlarında, İstanbul 21 bin 638 konut satışı ile en yüksek paya (yüzde 18,8) sahip idi. Ülke genelinde ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,6 oranında azalış göstererek 35 bin 423 oldu. Diğer satış türleri sonucunda 79 bin 377 konut el değiştirdi. İlk defa satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14,4 artarak 56 bin 043 oldu. İkinci el konut satışlarında 58 bin 757 konut el değiştirdi. Yabancılara yapılan konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,7 azalarak 1.612 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında, Mayıs 2016'da ilk sırayı 511 konut satışı ile İstanbul aldı. Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı 193 konut ile Irak vatandaşlarına yapıldı. Irak'ı sırasıyla 182 konut ile Kuveyt, 160 konut ile Suudi Arabistan, 125 konut ile Afganistan ve 121 konut ile Rusya Federasyonu izledi.

Konut sektöründe en dikkat çekici nokta çok hızlı bir el değiştirme ortamının var olmasıdır. Kişiler çeşitli sebeplerden ötürü mevcut konutlarını satarak yenisini almaya yöneliyor. Bu durum, adeta kendi içinde bir finansman modeli oluşmasına neden olmuş. Diğer taraftan birikimlerini kaynak olarak kullanan bir kesim de var. Son olarak ise konut kredilerini tercih eden kesim yer alıyor. Son 15 yılda konut kredileri hacminde nerdeyse yüzde 100'lük bir artıştan bahsetmek mümkün. Konut kredilerinin toplamı 150 milyar 749 milyon TL'ye ulaşmıştır. Ülke olarak en büyük ihtiyaç olan konut kredileri 150 milyar TL civarlarında iken taksitli ticari kredilerin 202 milyar 559 milyon TL olması çok ilgi çekici bir veridir. Demek ki kişiler kısa vadeli, taksitli borçlanmalarla ekonomide ciddi bir hareket yaratmaktadır. Bu çok önemli bir veridir. 

Ülkemizde faiz oranları çok yüksek seyrediyor. Türkiye ve bölge ülkelerde sağlanacak barış ve istikrar ortamı, global ve ulusal gelişmelere bağlı olarak dünya piyasaları rahatlayabilir ve ülkemizde faiz oranları düşecektir. Bu tablonun gerçekleşmesi durumunda konut kredisi kullanımları artacaktır. Dolayısıyla arz fazlası ve mevcut konutların satışı artacaktır. Bu durum yabancıya konut satışlarını arttıracak ve ülkemize finansal kaynak yaratacaktır diye düşünüyorum.    


Mahmut KILINÇ

Bu yazı 2564 kez okunmuştur..

YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Mahmut KILINÇ Yazıları






 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
AntalyaBelediyesi, Four Winds Residence, Alpay Enerji, Cem Özfırat, Oğuzhanİskele, Cityscape Global, Ralf Christian, MehmetNazifGünal, Arkitera, IHIB Halı Tasarım Yarışması , Aktif Çevre, Mehmet Ali Keçiciler, Ndesign, TABA/AmCham, Pronto Tour, Venedik, Bakyap, Lisanssız Elektrik Üretimi Derneği, Baumit CreativTop, Integro, Bialetti, Bayraktar & Gürsoy Yatırım ve Yönetim Ortaklığı, Tesisat, Ömer Faruk Yelkenci, Şener Tokcan, Özden Görücü, HAZAR bölgesi, İncekLoft, EmreÇamlıbel, Erem Koyuncu,
 
Anba Yayn Grubu
Her hakk sakldr.