"Yaptığım işi, en iyi şekilde yapmak" ilkesi ile basarili projelere imza atan ve geçtiğimiz Aralık aynda Sign of City Awards ‘En iyi Sosyo Kültürel Yapı’ alanında ödüle layık görülen Mimar/ İnşaat Mühendisi Evren İerbetçi Kaya, kurucusu olduğu TaGe Mimarlık'ın hikayesini İnşaat & Yatırım' a anlattı

Yazar:Editor
14.02.2020
414

Tasarim Gelistirme Mimarlik Hizmetleri 2017 yilinda Mimar/ Insaat Mühendisi Evren Serbetçi Kaya tarafindan kurulmus; konsept projeden baslayip, detay çözümlerini kapsayan “mimari proje üretimi” ve insaat sektörüne “uygulama projesi” hizmetleri sunan bir mimarlik ofisidir.

1978 yilinda Izmir’de dogup, lise egitimini de Izmir’de tamamlayan Evren Hanim, 2001’de ITÜ Mimarlik Bölümünü, 2004’ de ITÜ Insaat Mühendisligi bölümünü bitirdi. 2004’ de ITÜ Isletme Fakültesi Isletme Yüksek Lisansini tamamladi.
Profesyonel meslek hayatina 2003’ de MArS Mimarlar’ da baslayan Evren Hanim, 2007-2014 yillari arasinda ENKA Insaat San. A.S Mimari Proje Grubu’ nda proje yürütücüsü olarak görev aldi.

TaGe Mimarlik’ i kurma hikâyeniz nedir?

Farkli alanlarda çalisarak, kendime büyük ölçekli projelerde yeni deneyimler katmak amaciyla 2007 yilinda ENKA’ da çalismaya basladim. Konsept projeleri hazirlanmis olan projelerin, yerel standartlara ve saha imalatlarina uygun hale getirilebilmesi için uygulama projelerinin hazirlanmasi çalismalarinda bulundum. Rusya ve Umman’da havaalani, Rusya’da büyük ölçekli alisveris merkezi ve çesitli karma projeler gerçeklestirdik. Projelerde daha çok disiplinler arasi koordinasyon, teknik çizimler, teknik yazismalar üzerine faaliyet gösterdim ve büyük ölçekli projeler oldugundan her bir proje birkaç yilimi doldurdu.

Yaklasik olarak, 2014 yilinda kendim ve gelecegim hakkinda daha fazla neler yapabilirim diye düsünmeye basladim. Mesleki tecrübe olarak 10 yili geride biraktigim bir süreçti ve bu noktada artik mimar olarak kendimi yetismis, bagimsiz olarak çalismaya hazir hissettim. 2013 yilinda oglum dogunca, bir süre islerimi evden devam ettirip hem evde oglumla vakit geçirdim hem de bagimsiz olarak projelerde çalistim. 2017 yilinda da TaGe Mimarlik Hizmetlerini kurdum ve bir süre sonra 37.000 m² Darülaceze projesinin tasarimina basladim.

Baslayacak veya devam eden projeleriniz var mi?

Darülaceze Sosyal ve Kültürel Tesis projesi ile islerimiz halen devam ediyor. Görüsme halinde oldugumuz birkaç firma var. Henüz degerlendirme asamasindayiz. Bir mobilya üreticisi için, sosyal tesis binasi ile ilgili cephe tasarimimiz devam ediyor. Bir baska mimar arkadasimizin firmasi ile is birligi içinde, Yalova IMES OSB’de sosyal alanlarla ilgili konsept projesi üzerinde çalisiyoruz. Bunun yaninda devam eden bir magaza tasarim ve tadilat projemiz bulunmakta.
Eski eserler ile ilgili de çalismalarimiz mevcut. Örnegin su an Merdivenköy’ de bulunan Sahkulu Sultan Külliyesi’ nin yönetim binasi ile ilgili rekonstrüksiyon projelerini anitlar kuruluna sunmak üzere çalisiyoruz.

Daha çok hangi tür projeleri çizmeyi seviyorsunuz?

ENKA’ da yer aldigim projeler, havaalani, ofis ve alisveris merkezi gibi büyük ölçekli yapilardi ve karma fonksiyona sahipti. 2014’te bagimsiz çalismaya basladigim zaman ölçekler bir anda çok küçüldü. Örnegin 1.000 m² 3-5 bloklu konut projeleri üzerinde çalismaya basladigimda, ugrastigim tipoloji, çözülmesi gereken konular vs. aninda tamamlaniyordu. Bu açidan konut projeleri benim için daha kolaydi ama tabi bir süre sonra konut mimarligi daha siradan ve birbirlerini tekrarlayan bir is olmaya basladi.

Bu sebeple, kamusal yapilar, alisveris merkezleri, hastane, ofis gibi karma kullanimli; fonksiyonu ve ölçegi fazla olan projelerle ugrasmak daha keyif verici oluyor benim için. Bu tarz projeleri gelistirirken, mimari tasarim gücünüzü ve çözüm yeteneginizi gösterebiliyorsunuz.

Türkiye’de begendiginiz Mimar veya Mimarlik firmalari var mi?

Nevzat Sayin, Han Tümertekin, Mehmet Kütükçüoglu, Can Çinici, Emre Arolat olarak aklima ilk gelen isimler diyebilirim. Her birinin farkli mimari özellikleri ve tarzlari ilgimi çekiyor.

Tasarimlarinizda geleneksel mi, modern tasarimlari mi tercih ediyorsunuz?

Öncelikle, projenin fonksiyonuna ve ihtiyacina dogru sekilde yaklasiyor ve cevap verebiliyor olmamiz gerekli. Tabi isverenin de istekleri dogrultusunda dogru planlama ve dogru çözüm ile bir tasarim süreci ilerliyor. Ancak bunlari yaparken de benim geçmiste edindigim deneyimler, Atilla Yücel ile çalismis olmanin ve almis oldugum egitimin de etkileriyle birlikte daha çok modern çizgiler üzerinde tasarimlarimi gerçeklestirdigimi söyleyebilirim. Tabi tarihi binalarin restorasyonu da oldukça keyif veriyor bana. Çünkü eski eserlerle çalismak hem geçmise bir köprü hem de mimari anlamda eskiye dokunmak insana farkli duygular katiyor.

Mimarlik sektöründe nitelikli eleman konusundaki düsünceleriniz nelerdir?

Mimarlik egitimi benim mezun oldugum dönemlerdeki gibi degil tabi ki. Artik birçok özel üniversitede de mimarlik bölümü oldugu için bir yil içerisinde birçok mezun çikiyor. Ancak mezun mimarlardan kaç tanesi ne kadar bilgi birikimi ile mezun oluyor degerlendirmek gerekiyor. Bu asamada bu bana sunu düsündürüyor: Belki mimarlik, mühendislik bölümlerinden mezun olduktan sonra birkaç yil çalisma sarti (belki okul süresince 1-2 yillik bir staj, yurt disinda oldugu gibi) ve sonrasinda yeterlilik seviyesinin ölçebilecegi bir sinav sistemi uygulanabilir.

Türkiye’de 5-10 yillik süreçte mimarlik sektörünün gelisimini nasil degerlendiriyorsunuz? Mimarlik gelisti mi?

Elbette. Öncelikle, mimarlik bölgesel olarak degisiklik göstermeye basladi ama yapi stokunun artmasiyla kötü örnekler de çogaldi tabi. Su an için birçok bina birbiri ile ayni, sevimsiz ve bir çizgisi olmayan durumda. Eskinin zarif yapilari, mimarin tasarim gücünü gösterdigi naif binalar yok artik. Kentsel dönüsümle de beraber, aslinda bu kötü örnekler daha da yayginlasti.

Bilgiye kolay ulasim ve son dönemlerde popüler olan ilham kaynagi görsel blog siteleri ile biraz “Pinterest Mimarligi” olarak adlandirabilecegim bir akim basladi. Biraz copy-paste mimarisine dönüsmeye basladi çogu yapida görüldügü üzere.

Gündemimizde oldukça yogun olan “Kentsel Dönüsüm” hakkinda düsünceleriniz nelerdir?

Belirli bölgeler için, kentsel dönüsümü yapilmasi gereken bir durum olarak tanimlayabilirim. Ancak tabi, müteahhit ve yatirimcilarin projeleri amacindan sasmadan layikiyla yapmalari gerekiyor. Çünkü Türkiye deprem bölgesi ve bunu göz ardi edemeyiz.

Ancak müteahhit kendi basina projeyi gerçeklestirmek yerine yerel yönetim ile ilerlemeli. Emsal arttirarak 4-5 katli yapilardan, 15 katli yapilara çikarak bölgenin yogunlugunu degistirmemek gerekiyor. Belki bu çok daha büyük ölçekte, devlet destegi ile ilerleyerek farkli bir isleyiste kurgulanmaliydi. Bir de, neredeyse tüm konut projelerinde hizli ilerlemek için asmolen döseme tercih ediliyor ancak bu durumda tasiyici perde boyutlarinin çok iyi hesap edilmesi gerekiyor ki gerçekten statik anlamda dayanikli olsun. 2018 yili sonunda çikan deprem yönetmeligi bu konuda oldukça hassas davranilmasini da sagliyor ki bu da bir nebze olsun içimizi rahatlatiyor.

2019 yili nasil geçti, 2020 yili beklentileriniz nelerdir?

2019 yili seçimler ve ülkenin durumuyla ilgili biraz duragan geçti. Elimizde projeler vardi ancak yatirimcilarin yatirim fikrini sorguladiklari için kendini frenledigine ve olacak dedigimiz 1-2 projenin durduguna sahit olduk. 2020 yilina umutla basliyoruz. Devam eden, planlanan projelerimizin tamamlanmasini hedefliyoruz.

Gelecege dair hedefiniz nedir?

Yaptigim isi, en iyi sekilde yapmak ve sürekliligi olan bir isim olmak öncelikli hedefim. Butik bir kadro ile hem karma kullanimli hem konut projelerinde uluslararasi alanda tercih edilen bir firma olmayi istiyorum.

KAYNAK: İnşaat & Yatırım


Yorumlar
Yorum Bırak

Create Account



Log In Your Account